Sünnî-Şiî tefsirlerde Hz. İbrahim -Tabâtabâî'nin el-Mîzan ile Elmalılı'nın Hak Dini Kur'ân Dili-
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Temel İslam Bilimleri Anabilim Dalı (Yl) (Tezli), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HABBAP AYDEMİR
Danışman: Muhammet Yılmaz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tefsir ilmi konusu Kur'an, amacı ise bu kutsal kitabın âyetlerindeki hakikatleri ortaya koymak, inananların dünyevî ve uhrevî mutluluklarını sağlamak olduğundan ilimler arasında çok önemli bir yer teşkil etmektedir. Hicri ikinci yüzyıldan itibaren varlığını günümüze kadar sürdüren Şiî ve Sünnî tefsir geleneklerinin İslâm ilim mirasına çok büyük katkıları olmuştur. Bazı yerlerde farklı görüşler ortaya koymaları, birbirlerinden beslenmelerine engel oluşturmamıştır. Üç büyük semavî din mensubunun büyük değer atfettiği Hz. İbrâhim, Kur'an'da geçen kıssası itibariyle Şiî ve Sünnî tefsirlerde de önemli bir tefsir konusu olmuştur. Nitekim Hz. İbrâhim hakkında gelen âyetler hem Şiî hem de Sünnî tefsirlerde yer yer çok önemli yorum farklılığına sebep olmuştur. Bu bağlamda gerek Hz. İbrâhim konusunda gerek Kur'an'ın diğer muhtelif konularına hakkında yapılan yorumlara bakıldığında ilk dönem Şiî tefsirlerde yapılan aşırı bâtınî yorumlar, Kur'an tefsirine yansımıştır. Sünni gelenek ise mutedilliğini korumuştur. Yirminci yüzyıla gelindiğinde Şiî ve Sünnî dünyasında iki önemli tefsir kaleme alınmıştır. Bunlardan biri Elmalılı'nın, Hak Dini Kur'ân Dili tefsiri, diğeri ise Tabâtabâî'nin, el-Mîzân tefsiridir. Bu çalışmada bu iki tefsir özelinde Hz. İbrâhim kıssası kronolojik sıra göz önüne alınarak değerlendirilmiştir. Elmalılı'nın ve Tabâtabâî'nin yorum getirmediği yerlerde söz konusu geleneklere mensup müfessirlerin yorumları aktarılmıştır. Hz. İbrâhim'in hayatıyla ilgili âyetleri bu iki gelenek açısından kesişen ve ayrışan noktaları mercek altına alınmıştır.