Kur'an ve Tefsirde Güncel Konular - III


Cansız V.

Diğer Özel Kurumlarca Desteklenen Proje, 2026 - 2026

  • Proje Türü: Diğer Özel Kurumlarca Desteklenen Proje
  • Başlama Tarihi: Şubat 2026
  • Bitiş Tarihi: Eylül 2026

Proje Özeti

Kur’an’da İsrailoğullarına geniş yer verilmiş; bu konuya yaklaşık elli surede kimi zaman ayrıntılı, kimi zaman kısa şekilde değinilmiştir. Klasik dönem tefsirlerinde İsrailoğulları’na yönelik “taşkınlık, peygamberleri yalanlama, dünya hayatına aşırı bağlılık ve ilahî gazaba uğrama” gibi nitelemeler, ağırlıklı olarak ahlaki bir öğüt ve itikadi bir sapma çerçevesinde ele alınmıştır. Ancak 1949’dan günümüze kadarki süreci kapsayan modern dönemde yaşanan siyasi krizler, Filistin’in işgali ve Orta Doğu’daki çatışmalar, Müslüman kamuoyundaki Kur’an tasavvurunda bir değişime ve Kur’an ayetlerinin, güncel politik aktörlerin ve çatışmaların etkisiyle yorumlanmasına sebep olmuştur. Zira 1949 ve sonrası, İsrail’in bölgede kalıcı bir siyasi otorite olarak belirmesiyle birlikte Kur’an’daki İsrailoğulları anlatısının itikadi bir sapma örneği olarak sunulan “eski kavim” imajından, siyasi bir muhatap ve güncel bir düşman tanımlamasına evrildiği kırılma noktasını teşkil etmektedir. Dolayısıyla bu çalışmanın temel problemini, “Modern dönemdeki siyasi çatışmaların ve Filistin’in işgal sürecinin, Kur’an’daki İsrailoğulları tasavvurunun yeniden okunmasına etkisi var mıdır ve bu etki modern dönem müfessirlerini, ilgili âyetlerin yorumunda gelenekten ne ölçüde farklılaşmaya götürmüştür?” sorusu oluşturmaktadır.

Çalışma, klasik tefsir literatüründeki karakteristik Yahudi tiplemesi ile modern dönem müfessirlerinin güncel siyasi konjonktür etkisindeki yorumları arasındaki yaklaşım farklarını tespit etmeyi amaçlamaktadır. Elmalılı Hamdi Yazır’ın (öl. 1942), doğrudan Yahudilerle ilgili olmamasına rağmen Mü’min suresi 56. ayet bağlamında Yahudilerin Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurmaya ilişkin siyasi emellerine dikkat çekmesi, bu dönüşümün habercisi olarak kabul edilebilir. Bu bağlamda araştırma; Seyyid Kutub (öl. 1966), İbn Âşur (öl. 1973), Muhammed Ebû Zehre (öl. 1974), Mevdûdî (öl. 1979) ve İzzet Derveze (öl. 1984) gibi Sünnî müfessirlerin yanı sıra Muhammed Cevad Muğniye (öl. 1979), Muhammed Hüseyin Fadlallah (öl. 2010) ve Nasır Mekârim Şirâzî gibi Şiî müfessirlerin eserlerine odaklanarak, siyasal travmaların ilahi kelamın anlaşılmasına nasıl etki ettiğini ortaya koymayı hedeflemektedir. Nitekim Derveze’ye göre, atalarından çocuklarına intikal eden karakteristik kötü ahlakları sebebiyle Yahudilerin başkalarına saldırmaları; buna karşılık insanların da Yahudilere öfke beslemeleri ve onlardan uzak durmaları genel bir kural haline gelmiştir.

Temel veri toplama tekniği olarak literatür taraması kullanılan bu araştırmada, yukarıda zikri geçen klasik ve modern tefsirler, nitel araştırma yöntemlerinden karşılaştırmalı metin ve içerik analizi yöntemiyle incelenmiş; konuyla ilgili olarak seçilen örneklemler üzerinden, ayetlerin taşıdığı anlamın çağdaş toplumsal zümrelere; özellikle de Yahudilere,  ne şekilde tatbik edildiği ortaya konulmuştur. Bu açıdan çalışma, kriz dönemlerinde tefsir metinlerinin toplumsal/siyasal düzlemdeki söylem değerini ele alması bakımından literatüre katkı sağlayacaktır.

Araştırma sürecinde elde edilen bulgular, modern tefsir literatürünün, klasik dönemdeki tarihi ve ahlaki öncelikli yorum geleneğinden belirli ölçüde farklılaşarak güncel siyasi gelişmelerle doğrudan bir söylem birliğine girdiğini göstermektedir. Netice itibarıyla çalışma, ilahi kelamın nüzul dönemindeki tarihsel çerçevesi ile güncel siyasi konjonktür arasındaki dengeyi ve tefsir dilindeki dönüşümü akademik bir bakışla incelemeyi; ayrıca Yahudilerin 1950’lerden bu yana gerçekleştirdiği zulümlerin, Kur’an’daki bazı ifadelerin anlaşılmasına katkı sağlayıp sağlamadığını tartışmayı amaçlamaktadır.