Karaoğlu K. (Yürütücü), Baran T., Baran N. Y., Atak M.
TÜBİTAK Projesi, 1002 - Hızlı Destek Programı, 2025 - 2026
Tıbbi bitkilerin terapötik uygulamaları, uzun bir geçmişe sahip olup dünya genelinde hastalıkların engellenmesi, hastalıkların tedavisi ve sağlık koşullarının iyileştirilmesi amacıyla günümüzde artan bir ilgiyle sürdürülmektedir (Akçakaya ve Akçakaya Özer, 2024). Günümüze el yazmaları ve halk pratikleri yoluyla aktarılan bu uygulamalar, psikoaktif bileşenler içeren tıbbi bitkilerin amacının dışında kullanılabileceği gibi hazırlanan preperatların standardizasyonu kaynaklı sorunlar sebebiyle halk sağlığını tehdit edebilmektedir. Bu tür olası olumsuzlukların önüne geçilmesi amacıyla devletler ve uluslararası organizasyonlar koruyucu mekanizmalar geliştirmeye başlamıştır. Bu yaklaşımla Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Geleneksel Tıp Stratejisi 2014-2023, Dünya Sağlık Asamblesi'nin geleneksel tıp hakkındaki kararına (WHA62.13) yanıt olarak geliştirilmiş olup üye devletleri i) Geleneksel Tıp'ın sağlık, sağlıklı yaşam ve insan merkezli sağlık hizmetlerine potansiyel katkısından yararlanmak ii) uygun olduğu durumlarda Geleneksel Tıp ürünlerini, uygulayıcılarını ve uygulamalarını düzenleyerek, araştırarak ve sağlık sistemlerine entegre ederek Geleneksel Tıp’ın güvenli ve etkili kullanımını teşvik etmek konularda desteklemektir. DSÖ Geleneksel Tıp’ı “Sağlığın korunmasında, fiziksel ve ruhsal hastalıkların önlenmesinde, tanısında, iyileştirilmesinde veya tedavisinde kullanılan, farklı kültürlere özgü teori, inanç ve tecrübelere dayalı, izahı yapılabilen veya yapılamayan bilgi, beceri ve uygulamaların bütünü.” şeklinde tanımlamaktadır. Bunun yanı sıra “Tamamlayıcı Tıp” veya “Alternatif Tıp” terimleri, “o ülkenin kendi geleneğinin veya geleneksel tıbbının bir parçası olmayan ve baskın sağlık bakım sistemine tam olarak entegre olmayan geniş bir sağlık bakım uygulamaları kümesi”ni ifade eder ve bazı ülkelerde geleneksel tıp ile birbirinin yerine kullanılırlar (Dünya Sağlık Örgütü, 2013). Ayrıca kamu sağlığını korumayı ve bitkisel tıbbi ürünlerin Avrupa Birliği (AB) içerisinde serbest dolaşımını sağlamayı amaçlayan, geleneksel bitkisel tıbbi ürünler için basitleştirilmiş bir kayıt prosedürü, 2004/24/EC sayılı AB Direktifi (Bitkisel Direktif) aracılığıyla 2004 yılında uygulamaya konulmuştur. Bu kapsamda, Virginia cadı fındığı (Hamamelis virginiana L.) yaprakları ile dallarından elde edilen sulu ekstarkt, küçük cilt inflamasyonlarını ve cilt kuruluğunu hafifletmeye yönelik geleneksel bitkisel tıbbi ürün olup Avrupa İlaç Ajansı Bitkisel Tıbbi Ürünler Komitesi tarafından “Geleneksel Kullanım” lisansına sahiptir (European Medicines Agency, 2009). Ülkemizde piyasaya sunulan %25 oranındaki ekstrakt 3 mg/100 g potens değerinde olup astrenjan (doku büzücü), lokal hemostatik (kanamayı durdurucu) ve antiinflamatuvar (iltihap giderici) etkilere sahiptir (T.C. Sağlık Bakanlığı, 2024).