Yargıtay Kararları Işığında Çocukların Cinsel İstismarı Suçunda Haksızlık Hatası
12. Uluslararası Asos Congress Hukuk Sempozyumu, Konya, Türkiye, 13 - 14 Mayıs 2026, ss.734-736, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Konya
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.734-736
- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Çocukların cinsel istismarı suçu, TCK m. 103’te düzenlenmiştir. Bu suçla, mağdurun sağlıklı bir şekilde cinsel gelişiminin korunması amaçlandığı söylenebilecektir. Bu suçun maddi unsurları arasında mağdurun yaşı özellikle önem arz etmektedir. Zira 15 yaşını tamamlamamış çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranış istismar olarak kabul edilir ve bu yaş grubundaki çocukların rızası hukuken geçerli değildir. Ancak çeşitli nedenlerle Türkiye’de 15 yaşından küçük çocukların aileleri tarafından gayri resmî törenlerle evlendirildikleri örnekler mevcuttur. Bu gibi durumlar ailenin yaşadığı bölgedeki geleneksel yapı veya fiili gerçekleştiren ailenin yabancı uyruklu olması ve belirtilen yaşta evlenmenin hukuka uygun olduğunu düşünmeleri nedenleriyle meydana gelebilmektedir. Böyle bir durumda kişilerin gerçekleştirdikleri fiillerin haksızlık oluşturduğuna dair bir bilince sahip olmamaları, TCK m. 30/4 kapsamında haksızlık hatasını gündeme getirmektedir. Gerçekleştirmiş olduğu fiil nedeniyle failin cezalandırılabilmesi için tipik haksızlığın meydana gelmiş olması yeterli değildir. Ayrıca failin bu fiilden dolayı kınanabilir yani kusurlu olması da gerekmektedir. Haksızlık hatası (TCK m. 30/4) failin gerçekleştirmiş olduğu fiilin hukuk düzeni tarafından yasaklandığını, yani bir haksızlık teşkil ettiğini bilmemesidir. Bu bağlamda haksızlık hatası failin kastı etkilemez ancak bu hatanın kaçınılmaz olması durumunda failin kusurluluğunu ortadan kalkacaktır ve fail hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilecektir (CMK m. 223/3-d). Bu kapsamda haksızlık hatasına ilişkin kaçınılmazlığın belirlenmesinde failin eğitim durumu, zihinsel gelişimi, bilgi düzeyi, yetiştiği sosyal ve kültürel çevre dikkate alınmalıdır. Yargıtay kararlarına bakıldığında, çocuk yaşta gayri resmi evliliklerin söz konusu olduğu olaylarda farklı değerlendirmelerin yapıldığı görülmektedir. Bu kapsamda Yargıtay’ın haksızlık hatasına ilişkin yaklaşımının henüz tam olarak netleştiği söylenemeyecektir. Yargıtay bir kararında Suriye uyruklu sanığın 15 yaşından küçük bir çocukla evlendiği olayda haksızlık hatasına ilişkin değerlendirmede bulunmuştur. Ancak Yargıtay diğer bazı kararlarında, ailelerin rızasıyla gerçekleşen gayri resmi evliliklerde ebeveynler bakımından bir haksızlık hatası söz konusu olmasına rağmen, ebeveynlerin "suç işleme kastı bulunmadığı" gerekçesiyle bu kişiler hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Yine Yargıtay, 15 yaşından küçük bir çocukla evlenen Suriye uyruklu bir sanığa ilişkin vermiş olduğu kararında, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Ancak bu kararların doğru olmadığı söylenebilecektir. Bu kapsamda kırsal kesimlerde küçük yaşta çocukların aile rızasıyla ve düğünle gayri resmi bir şekilde evlendirilmesi olaylarında ve yabancı uyruklu kişilerin kendi ülkelerinde küçük yaşta evliliklerin yasal olması nedeniyle Türkiye’de de bu tür fiillerin hukuk uygun olduğunu düşündükleri durumlarda bu kişilerin gerçekleştirdikleri fiillerin haksızlık teşkil ettiğini bilmemeleri haksızlık hatası kapsamında değerlendirilmelidir. Bu noktada haksızlık hatası, failin kastını ortadan kaldırmamaktadır. Haksızlık hatasının kaçınılmaz olması durumunda fail hakkında beraat kararı değil, kusuru bulunmadığından dolayı ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmelidir. Bu çerçevede Yargıtay kararları ışığında çocukların cinsel istismarı suçunda haksızlık hatasını incelemeyi hedefleyen bu çalışma, Yargıtay kararlarındaki sorunlu noktaları ve bu konuda öğretide yapılan eleştirileri ortaya koymayı ve belirtilen hususları bütüncül olarak ele almayı amaçlamaktadır.
Anahtar Kelimeler: Çocukların Cinsel İstismarı Suçu, Haksızlık Hatası, Kusur, Beraat, Ceza Verilmesine Yer Olmadığı Kararı.
Sexual abuse of children is a crime regulated under Article 103 of the Turkish Penal Code (TPC). This crime aims to protect the victim's healthy sexual development. Among the material elements of this crime, the age of the victim is of particular importance. This is because any sexual behavior against children who have not completed the age of 15 is considered abuse, and the consent of children in this age group is not legally valid. However, for various reasons, there are cases in Turkey where children under the age of 15 are married off by their families in unofficial ceremonies. This may be due to the traditional structure of the region in which the family lives, or because the family performing the act is of foreign nationality and believes that marriage at this age is lawful. In such a case, the fact that the individuals do not have the awareness that the acts they perform constitute a wrong brings the mistake of law into question within the scope of TPC Art. 30/4. For a perpetrator to be punished for an act, it is not sufficient for a typical wrong to have occurred. Furthermore, the perpetrator must be blameworthy, i.e., at fault, for this act. A mistake of law (TPC Art. 30/4) occurs when the perpetrator does not know that the act they performed is prohibited by the legal order, i.e., that it constitutes a wrong. In this context, a mistake of law does not affect the perpetrator's intent. However, if this mistake is unavoidable, the perpetrator's culpability will be eliminated, and a decision of no need to inflict punishment will be rendered (TPPC Art. 223/3-d). When examining the decisions of the Court of Cassation, it is observed that different evaluations are made in such cases involving unofficial marriages at a young age. In this regard, it cannot be said that the Court of Cassation's approach to mistake of law has been fully clarified yet. In one decision, the Court of Cassation evaluated the mistake of law in a case where a Syrian national defendant married a child under the age of 15. However, in some of its other decisions, the Court of Cassation has held that in informal marriages conducted with the consent of the families, although there may be a mistake of law on the part of the parents, acquittal should be granted on the grounds that the parents lacked criminal intent. Similarly, in a decision regarding a Syrian national defendant who married a child under the age of 15, the Court of Cassation ruled that an acquittal should be granted. In this framework, this study, which aims to examine the mistake of law in the crime of sexual abuse of children in the light of Court of Cassation decisions, intends to reveal the problematic points in the Court's rulings and the criticisms made in legal doctrine, handling the specified issues holistically.
Keywords: Crime of Sexual Abuse of Children, Mistake of Law, Fault, Acquittal, Decision of No Need to Inflict Punishment.