Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Karadeniz Teknik Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Mikrobiyoloji, Türkiye
Tez Danışmanı: Aydın, F.
Tezin Onay Tarihi: 1996
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Hemaglütinasyon teknikleri bakteriyel yapışmanın anlaşılması için pratik bir in vitro metod olarak sık sık önerilmektedir. İdrar yolu inf eksiyonlarmdan izole edilmiş mannoz-rezistant adhesinler tarafından aracılık edilen bu yapışma, antibiyotiklerin sub-MICleriyle etkilenebilir. Yeni bir karbepenem antibiyotik olan meropenem, 1/16 dan 1/4 MİC'e kadar olan aralıktaki subletal konsantrasyonlarda lam hemaglütinasyon derecelerindeki azalışa, hemaglütinasyon titrelerindeki artışa ve insan yanak mukoza hücre epitellerine yapışmasındaki azalışa bağlı olarak, gentamisin ve tetrasiklinle karşılaştırıldı. Üç antibiyotiğin hepsi, iki susun {E.coli-11 ve E.coîi-36) lam hemaglütinasyon derecelerinin 44'ten (kontrol) O'a (1/4 MIC) ve iki susun +3'ten (kontrol) O'a (1/4 MIC) inhibisyonuna neden oldu. Diğer iki antibiyotik olan gentamisin ve tetrasiklinle karşılaştırıldığında, yalnızca meropenem 1 susun (E.coli-11) lam hemaglütinasyonunun 1/8 MİC'de +4'ten (kontrol) O'a (1/8 MIC) inhibisyonuna neden oldu ve hatta 1/16 MİC'de test edilen bütün suşların lam hemaglüünasyonlannda önemli azalışlar meydana getirdi. Aynı zamanda, mikrotitre hemaglütinasyon deneylerinin lam hemaglütinasyonlanyla benzer sonuçlar gösterdiği kararına varıldı. Sonuçlarımız, sublethal konsantrasyonlarda (1/16-1/4 MIC) meropenemin çarpıcı şekilde hemaglütinasyon aktivitesini azalttığını göstermektedir.Bununla beraber, bütün sublethal konsantrasyonlarda (1/8-1/4 MIC) 4 susun insan yanak mukoza hücrelerine adherensini anlamlı ölçüde azalttığından dolayı, diğer iki antibiyotik olan meropenem ve tetrasiklinle karşılaştırıldığında, gentamisin yapışmayı azaltma açısından en etkili ajan olmuştur (P<0.05). Sonuçta, sadece hemaglütinasyon deneyleriyle, meropenemin idrar yolu infeksiyonlannın profilaksisinde kullanılmasına karar verilmeyeceğine inandık.Bu in vitro deneylerin daha ileri in vivo klinik araştırmalarla desteklenmesi gerektiği önerilebilir.