Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tez Danışmanı: Hülya Kılıç
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Desteklendiği Program: Diğer
Özet:
Fibromiyalji sendromu (FMS), etiyolojisi tam olarak bilinmeyen ve çoklu semptomları olan kronik bir hastalıktır. Yaygın kas-iskelet sistemi ağrısı, genel yorgunluk, uyku bozuklukları, anksiyete, depresyon, bilişsel fonksiyon bozuklukları, baş ağrısı ve gastrointestinal sorunlar gibi çeşitli semptomlarla karakterizedir. "Poli-semptomatik" terimi, bu geniş semptom çeşitliliğini vurgulamak için kullanılır ve bu semptomların hem psikolojik hem de fiziksel bileşenler içerebileceğini ifade eder. FMS'nin tanısı, benzer semptomlara sahip diğer bozukluklarla karıştırılabildiği için genellikle zordur. FMS'nin tanısının konulabilmesi için semptomların süreklilik göstermesi ve yaygın ağrı noktalarının belirlenmesi gerekmektedir. Amerikan Romatoloji Koleji'nin 2016 yılında yayınladığı kılavuz, FMS tanısının yaygın ağrı noktalarının varlığına ek olarak, semptomların en az 3 ay boyunca devam etmesi ve diğer olası nedenlerin dışlanmasıyla konulabileceğini belirtir. FMS'nin tedavisi, semptomların şiddetine ve hastanın ihtiyaçlarına göre özelleştirilen multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. İlaç tedavisi, egzersiz programları, fizyoterapi, psikoterapi ve alternatif tedavi yöntemleri gibi çeşitli yaklaşımlar kullanılabilir. Ayrıca, yaşam tarzı değişiklikleri, düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme ve stres yönetimi de tedavi sürecinde önemlidir. Bu çalışma, FMS'li hastalarda karbonik anhidraz (CA) izoenzimi otoantikorlarının seviyelerini ve oksidatif durumlarını incelemektedir. Bulgular, FMS'li hastalarda CAII otoantikorlarının kontrol grubuna kıyasla belirgin şekilde yüksek olduğunu göstermektedir. CAII otoantikorlarının artmış seviyeleri, FMS'nin patogenezinde otoimmün süreçlerin aktif olabileceğini ve bu süreçlerin hastalığın semptomlarına katkıda bulunabileceğini ve tanı testi olarak değerlendirilebileceğini düşündürmektedir. Ayrıca, oksidatif stres parametrelerindeki değişiklikler de FMS'li hastalarda oksidatif stresin önemli bir rol oynayabileceğini ortaya koymaktadır. Bu bulgular, FMS'nin patogenezi ve tedavisinde yeni yaklaşımlar geliştirilmesine katkı sağlayabilir.