Tez Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Çukurova Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe Ve Din Bilimleri, Türkiye
Tez Danışmanı: Hasan Kayıklık
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Özet:
Türkiye'de bir asra
yakın süredir bilim dünyasında yerini alan, değişen ve gelişen din
psikolojisinin geldiğimiz noktada bir durum değerlendirmesine; varsa
eksikliklerin belirlenmesi ile sağladığı kazanımların tespit edilip
geliştirilmesine ihtiyacın olduğu düşünülmektedir. Bu çalışmanın amacı, din
psikolojisinin lisans eğitiminde bu dersi alanlar için ne anlam ifade
ettiğinin, bu alana ilgi veya ilgisizliğin sebeplerinin, öne çıkan konularının,
çağın soru veya sorunları karşısındaki yeterliliğinin, bireysel, toplumsal ve
mesleki katkılarının, derslerdeki eksik yönlerinin ve alandan beklentilerin
neler olduğunun belirlenmesidir. Araştırmanın örneklemi lisans eğitiminde din
psikolojisi dersi alan 159 öğrenci, 46 öğretmen ve 18 imam ile toplam 223
bireyden oluşturulmuştur. Veriler, literatür taraması ve araştırmanın amacına
uygun olarak hazırlanmış dört demografik değişken ve 10 açık uçlu sorudan
oluşan anket ile elde edilmiştir. Toplanan veriler öncelikle içerik analizi ve
kümeleme yapılarak incelenmiştir. Verilerin analizinde frekans ve yüzdeler
kullanılmıştır. Araştırmada ulaştığımız bulgulara göre, din psikolojisi denince
katılımcıların aklına %29,6 (f=66) oranında "dini duygu, düşünce ve
davranışları inceleyen bilim dalıdır" ve %26,5 (f=59) oranında
"İnsan-din ilişkisini inceler" ifadeleri gelmektedir. Din
psikolojisi, örneklemin %76,2'sinin (f=170) ilgisini çekmektedir. Alana ilginin
en büyük sebebi olarak "İnsanların dini inançlarını anlamayı
sağlaması" (%17,5, f=39) saptanmıştır. Din psikolojisinin zorluğu, yabancı
terim ve kelimelerin çok fazla olması, fonksiyonunu yerine getirememesi ve
yabancı toplumlara hizmet etmesi; kültürümüzün değerlerine uygun olmaması alana
ilgisizliğin sebepleri olarak belirlenmiştir. Din psikolojisi derslerinde en
çok zihinlerde yer eden konular "Dua ve İbadet", "Dini
Tecrübe" ve "Gelişim Psikolojisi ve Din" olarak tespit
edilmiştir. Din psikolojisi derslerinde işlenen konuların/tartışmaların %74,4
(f=166) oranında yaşadığımız çağ ve sorunlarına kısmen veya tamamen cevap
verebildiği düşünülmektedir. Örneklemin %44,8'i (f=100) din psikolojisi
derslerinde işlenmeyen fakat öğrenilmesi gereken konular olduğunu
düşünmektedir. Bu konuda katılımcılar özellikle din psikolojisi derslerinde
daha fazla örnek ve pratik olması gerektiğini ifade etmektedir. Din
psikolojisinin Batı kaynaklı olması konusunda iki baskın görüş elde edilmiştir.
Birinci görüş, alanın temellerinin Batı'da atılmış olduğundan bu durumun doğal
olduğunu düşünmektedir. "Temelleri Batı'da atılmış olsa da kendimize mâl
etmeliyiz" ikinci ve en çok ifade edilen görüştür. "Kendimizi ve
hedef kitleyi tanımak", din psikolojisinin en çok ifade edilen bireysel
kazanımı olarak belirlenmiştir. "Toplumun dini hayatını kavramak ve
bilinçli olmak", alanın önde gelen toplumsal katkısıdır. "Meslek
hayatında verimlilik" ise alanın mesleki katkılarının önde gelen
kazanımıdır. Örneklemin %51,1'i (f=114) alanın eksiklerinin olduğunu
düşünmektedir. Bu oran din psikolojisi dersinin işlenişi, konuları, yöntemi,
araştırmaları, araştırmacıları, kaynakları ve süresi gibi pek çok açıdan
eksikleri kapsaması sebebiyle doğal karşılanmalıdır. Dersin ezbere dayalı oluşu
ve pratik yapılmayışı en çok eksik bulunan nokta olarak belirlenmiştir. Alanın
eksiklerine rağmen örneklemin %79,8'i (f=178) alandan beklenti içerisindedir.
Din psikolojisinden en büyük beklentiyi "İnsan psikolojisini
anlayabilmek" oluşturmaktadır. Katılımcıların %91,0'ı (f=203) alanı
gerekli bulmaktadır. Örneklem grubu, %22,5 (f=40) oranında din psikolojisinin
insanı ve toplumu anlamamızı sağladığı için gerekli olduğunu ifade etmiştir.