Deneysel Meme Kanseri Modelinde Beyaz Çayın Etkisi


Öğr. Gör. Dr. SİBEL MATARACI KARAKAŞ

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Tıbbi Biyokimya, Türkiye

Tez Danışmanı: Adnan Yılmaz

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Meme kanseri dünya genelinde kadınlarda sık görülen bir kanserdir ve 2022 yılında ortalama 666.000 kadın için kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenidir. Bu çalışma, dünyanın en popüler içeceklerinden biri olan beyaz çayın, hücrelerin oksidatif ve enflamatuar süreçlerini azaltarak ayrıca DNA hasarını, hücre çoğalmasını, hayatta kalmayı, anjiyogenezi, enflamasyonu ve metastazı önleyerek meme kanserinin önlenmesinde ve tedavisinde etkili olabileceği düşüncesinden yola çıkılarak tasarlandı. Çalışmanın amacı, beyaz çayın önemli bir sağlık sorunu olan meme kanseri üzerindeki kemopreventif etkisini değerlendirmekti. N-metil-N-nitrozoüre (MNU) ile indüklenen meme kanserinde, beyaz çayın potansiyel etkisinin araştırıldığı ilk çalışmadır.

50 adet Sprague Dawley rat; Kontrol, MNU, Taxol (TAX), düşük doz beyaz çay (BÇ-50) ve yüksek doz beyaz çay (BÇ-200) olmak üzere beş gruba ayrıldı. 4 hafta boyunca gavajla içme suyu veya beyaz çay verildi. 4. haftanın sonunda kontrol grubu hariç tüm gruplarda meme karsinomu indüklendi. Ardından 14 hafta içme suyu veya BÇ uygulamasına devam edildi. Biyokimyasal, histopatolojik ve immünohistokimyasal analizlar için kan ve meme dokuları alındı. Serum numunelerinde VEGF, M-CSF, TNF-α, MMP-9, IL-6, CA 15-3, ER-α, PC, TIMP-1, MDA ve GSH, meme dokularında Ki67, 8-OHdG ve Kaspaz-3 incelendi.

MNU grubuyla karşılaştırıldığında, BÇ-50 grubunda M-CSF, TNF-α, IL-6, PC, TIMP-1 ve MDA düzeyleri önemli ölçüde azalırken, GSH düzeyleri önemli ölçüde artmıştır. BÇ-200 grubunda sadece M-CSF ve MDA seviyelerinde önemli azalma vardı. Özellikle BÇ-50 grubunda, lipid peroksidasyonunu iyileştirici etkisi olduğu, DNA ve protein hasarını engellediği, inflamatuar sitokin seviyelerini azalttığı, apoptozu indükleyerek kanser hücrelerinin çoğalmasını önlediği, ayrıca M-CSF salınımını bloke ederek tümör büyümesini inhibe ettiği belirlendi. MNU maruziyetiyle artan hiperplazik alanlar ve histopatolojik değişikliklerin beyaz çay ile başarılı bir şekilde onarıldığı gösterildi. MNU grubunda Ki-67 pozitifliği gösteren hiperplazik epitel hücrelerinin sayıca artmış olduğu, tedavi sonrasında ise azaldığı belirlendi. Beyaz çayın kaspaz-3 aktivitesini arttırarak kanser hücrelerini apoptoza soktuğu MNU grubunda ise apoptotik hücrelerin sayısının çok düşük olduğu belirlendi.

Çalışmamızın sonuçları, beyaz çayın meme kanserinin önlenmesi üzerine olumlu etkilere sahip olduğu ve aynı zamanda kaşeksi gibi kansere bağlı komplikasyonları önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Bulgularımız, beyaz çayın anti-karsinojenik etkisi ve meme kanseri kemopreventif potansiyelini daha kapsamlı araştırmak için önemli veriler sağlamaktadır. Beyaz çayın, tümoral olaylarda ortaya çıkan doku hasarının önlenmesine katkı sağladığı gösterildi. Beyaz çay kemoterapinin yerini alamasada, ancak faydalı özellikleri sayesinde meme kanserinin önlenmesini destekleyebilecek bir takviye olarak kullanılabilir.