Genel Tıpta Uyku Bozukluklarının Yönetimi


Creative Commons License

BAYTAR G., Hocaoglu C.

Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar, cilt.18, sa.3, ss.1125-1139, 2026 (TRDizin) identifier

  • Yayın Türü: Makale / Derleme
  • Cilt numarası: 18 Sayı: 3
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.18863/pgy.1701527
  • Dergi Adı: Psikiyatride Güncel Yaklaşımlar
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Central & Eastern European Academic Source (CEEAS), Psycinfo, Directory of Open Access Journals, TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.1125-1139
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Yaşamın temel döngülerinden biri olan uyku, her gece gözlerin kapanmasıyla birlikte arka planda son derece karmaşık nörofizyolojik süreçlerin devreye girdiği bir olgu olup eski çağlardan beri insanlarda merak uyandırmıştır. 19. ve 20. yüzyıllarda bilimsel tekniklerin gelişmesiyle birlikte uyku fizyolojisinin anlaşılmasında önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Elektroensefalogram (EEG), polisomnografi (PSG) ve aktigrafi gibi yöntemlerle Hızlı Göz Hareketleri (REM) ve Hızlı Göz Hareketleri Olmayan (NREM) evreleri ayrıntılı şekilde tanımlanmış, uyku bozukluklarının patofizyolojisi büyük ölçüde aydınlatılmıştır. Günümüzde ise uyku bozukluklarının yalnızca gece uykusunu etkileyen bireysel bir sorun olmadığı; kardiyovasküler hastalıklardan metabolik sendroma, immün sistem ve ruhsal hastalıklara ve trafik kazalarına kadar birçok sağlık sorunuyla ilişkili, küresel ölçekte etkileri olan ciddi bir halk sağlığı problemi olduğu anlaşılmıştır. Mevcut araştırmalar uyku bozukluklarının görülme sıklığında bir artış olduğunu göstermektedir. Bu derleme çalışması, uykuyu güncel sınıflama sistemlerine, patofizyolojiden tedavi yaklaşımlarına kadar geniş bir çerçevede değerlendiren bütüncül bir bakış sunmayı amaçlamaktadır. Literatürde uyku bozuklarının bütününü kapsamlı olarak ele alan, güncel çalışmalar sınırlı sayıda olup, mevcut bilgileri gözden geçiren derlemelerin eksikliği göze çarpmaktadır. Geleneksel derleme yöntemi ile hazırlanan bu çalışma literatürdeki bu eksikliğe dikkat çekmeyi hedeflemektedir. Sonuç olarak uyku bozuklukları yalnızca psikiyatri ve nörolojinin ilgilendiği bir alan olmaktan çıkarılmalı, rutin değerlendirme süreçlerinin bir parçası haline getirilmelidir. Organizmanın bütününü etkileyebilen uykunun, tüm tıbbi branşlarca hak ettiği ilgiyi görmesi ancak bu şekilde mümkündür.
Sleep is one of the fundamental cycles of human life, involving complex neurophysiological processes that are activated each night as the eyes close, and it has been a subject of curiosity since antiquity. Advances in scientific methods during the 19th and 20th centuries enabled major progress in understanding sleep physiology. Techniques such as electroencephalography (EEG), polysomnography, and actigraphy facilitated the delineation of rapid eye movement (REM) and non-rapid eye movement (NREM) stages, thereby elucidating the pathophysiology of sleep disorders. Contemporary research demonstrates that sleep disorders are not merely individual issues related to nighttime rest but constitute a significant global public health concern. They are associated with cardiovascular diseases, metabolic syndrome, immune dysfunction, psychiatric disorders, and accident risk, among other adverse outcomes. Evidence further suggests an increasing prevalence of sleep disorders worldwide. This review seeks to provide a comprehensive perspective on sleep, encompassing current classification systems, pathophysiological mechanisms, and treatment approaches. The limited number of recent publications addressing the full spectrum of sleep disorders highlights the need for integrative reviews. By employing a traditional review method, this article aims to draw attention to this gap in the literature. In conclusion, sleep disorders should not be confined to the domains of psychiatry and neurology alone but should be integrated into routine clinical assessments across disciplines. Because sleep affects the entire organism, recognition by all branches of medicine is essential for ensuring that it receives the attention it warrants.