Çığa Bağlı Organ Hasarının Tanı ve Tedavisi


Creative Commons License

Turan D., Gündüz A.

Çığda Arama Kurtarma Ve Tıbbi Bakım, Prof. Dr. Abdülkadir GÜNDÜZ,Prof. Dr. İsmail TAYFUN,Dr. Öğr. Üyesi Enes BULUT, Editör, Hipokrat Yayınevi, Ankara, ss.143-156, 2026

  • Yayın Türü: Kitapta Bölüm / Mesleki Kitap
  • Basım Tarihi: 2026
  • Yayınevi: Hipokrat Yayınevi
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.143-156
  • Editörler: Prof. Dr. Abdülkadir GÜNDÜZ,Prof. Dr. İsmail TAYFUN,Dr. Öğr. Üyesi Enes BULUT, Editör
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Çığ kazaları, birbirini tetikleyen mekanizmalar sonucu gelişen ve çoklu organ sistemlerini etkileyen ciddi klinik tablolardır. Çığ altında kalan bireylerde oksijen yetersizliği nedeniyle gelişen hipoksi ve asfiksi, en sık görülen ve hızlı müdahale edilmediği takdirde ölümcül olabilen komplikasyonlardır. Çığ ortamında uzun süre kalmaya bağlı olarak gelişen hipotermi, kardiyovasküler, nörolojik ve renal sistemlerde ciddi disfonksiyonlara yol açabilir. Hipoterminin ilerlemesiyle kardiyak aritmiler, dolaşım yetmezliği ve ani kardiyak arrest gelişebilir. Ayrıca çığ sırasında meydana gelen künt travmalar, organ hasarlarına, masif kanamalara, ekstremite kırıklarına ve omurilik yaralanmalarına yol açarak klinik tabloyu ağırlaştırır. Uzun süre basıya maruz kalan yaralılarda, crush (ezilme) sendromu gelişebilir ve bu durum hiperkalemi, rabdomiyoliz ile akut böbrek yetmezliği gibi dolaşım ve metabolizma bozukluklarına yol açabilir.  Çığ altında kalmaya bağlı dolaşım bozuklukları, hem travmatik hem de metabolik nedenlerle gelişerek çoklu organ yetmezliği riskini artırır. Bunlara ek olarak, uzun süre gömülü kalan bireylerde doku bütünlüğünün bozulmasına bağlı enfeksiyon ve septik şok gelişimi de önemli bir tehdit oluşturmaktadır. Tüm bu patolojiler erken ve etkili müdahale edilmediğinde mortalite oranları artmaktadır. Bu nedenle çığ kazazedelerinde sağ kalımı artırmak için hava yolu açıklığının sürdürülmesi, aktif ısıtma yöntemlerinin uygulanması, oksijen ve dolaşım desteğinin sağlanması, sıvı-elektrolit dengesinin sürdürülmesi ve gerekli durumlarda cerrahi girişimlerin uygulanması gibi tıbbi yaklaşımlar gerekir.