Türk Dişhekimliği Birliği 28. Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi, Diyarbakır, Türkiye, 18 - 21 Eylül 2025, ss.1071, (Özet Bildiri)
TRAVMAYA BAĞLI AÇIK APEKSLİ DİŞTE MTA İLE APEKSİFİKASYON: VAKA SUNUMU Aslıhan Zaman, Fatma Pertek Hatipoğlu Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
Amaç: Amaç: Pulpa nekrozu gelişmiş ve kök gelişimini tamamlamamış daimi dişlerde, apikal kapanmayı sağlamak ve dolgu materyalinin taşmasını önlemek amacıyla biyouyumlu materyallerle apikal bariyer oluşturulması tercih edilmektedir. Bu amaçla en yaygın kullanılan materyallerden biri mineral trioksit agregat (MTA)’tır. Bu vaka sunumunda, travmaya bağlı olarak gelişen pulpa nekrozu sonucu açık apeksli hale gelen üst santral dişe, MTA kullanılarak gerçekleştirilen apeksifikasyon tedavisini sunmayı amaçlamaktadır. Yöntem: 24 yaşında sistemik olarak sağlıklı kadın hastanın radyografisinde sol üst santral dişte geniş apikal açıklık ve periapikal lezyon gözlenmiştir. Dental anamnezinde spontan ağrı, perküsyon veya palpasyonla uyarılan herhangi bir semptom tespit edilmemiştir. Anamnezde ayrıca, hastanın 7 yaşında üçüncü kattan düşerek dişi travmatize ettiği öğrenilmiştir. Çalışma boyu elektronik apeks bulucu kullanılarak belirlenmiştir. Kanal enstrümantasyonu geleneksel K tipi ve H tipi kanal eğeleri ile gerçekleştirilmiş, kanal içine kalsiyum hidroksit medikasyonu uygulanmış ve geçici restorasyonla kapatılmıştır. İkinci seansta, kanal boyu yeniden doğrulanmıştır. Dişin apikaline, çalışma boyunda ayarlanmış plugger yardımıyla spongostan yerleştirilmiştir. Toz-likit formundaki MTA, çalışma boyundan 2 mm kısa olacak şekilde hazırlanmış plugger ile apikale doğru uygulanmış ve radyografik olarak konumu doğrulanmıştır. Daha sonra, plugger 5 mm daha kısaltılarak MTA tekrar uygulanmış ve apikalde tıkaç oluşturulmuştur. MTA'nın sertleşmesi amacıyla kanal içine nemli paper point yerleştirilmiş ve diş geçici dolgu ile kapatılmıştır. Hasta 24 saat sonra kontrole çağrılmış, MTA sertleşmesi sonrası kanal, rezin esaslı kanal patı ve güta perka ile lateral kompaksiyon tekniği kullanılarak doldurulmuştur. Koronal restorasyon, kompozit ile tamamlanmıştır.3 aylık takipte dişin klinik olarak asemptomatik olduğu ve radyografik olarak periapikal patoloji bulgusu izlenmediği görülmüştür. Sonuç: Sonuç: Geniş apikal açıklığa sahip dişlerde, geleneksel kök kanal dolgu teknikleri apikal sızdırmazlık sağlamakta yetersiz kalabilmektedir. Bu tür vakalarda, MTA kullanılarak oluşturulan apikal tıkaç; biyouyumluluğu, antimikrobiyal etkisi ve sertleşme sonrası sağladığı kalıcı sızdırmazlık sayesinde başarılı bir tedavi alternatifi sunmaktadır. Ayrıca, MTA'nın sert dokularla uyumu ve rejeneratif potansiyeli, bu materyali immature dişlerin tedavisinde klinik olarak değerli kılmaktadır. Anahtar Kelimeler: MTA Plug, Apeksifikasyon, Endodontik Tedavi