Vakalarla Kalp Damar Cerrahisi IV, Mehmet Ali Kayğın,Çiğdem Tel Üstünışık, Editör, Akademi Kitabevi Yayınları, Ankara, ss.65-73, 2026
Özet
Renal hücreli karsinom (RHK), erişkin
malignitelerinin yaklaşık %3’ünü oluşturan ve vasküler invazyon eğilimi ile
bilinen böbrek tümörüdür. Özellikle renal ven ve inferior vena kavaya (İVK)
uzanan tümör trombüsü varlığı, hastalığın tanı, tedavi ve prognozunu belirleyen
önemli bir faktördür. Gelişen kesitsel görüntüleme yöntemleri sayesinde RHK
olguları daha sık saptanmakta; manyetik rezonans ve bilgisayarlı tomografi,
tümör kitlesi ve trombüsün yayılımının doğru değerlendirilmesine olanak
sağlamaktadır. İVK’ya uzanımı olan non-metastatik RHK olgularında altın
standart tedavi, radikal nefrektomi ile birlikte tümör trombektomisidir ve bu
yaklaşım bazı hastalarda küratif olabilmektedir. Ancak trombüsün seviyesi
yükseldikçe cerrahi giderek karmaşık hale gelmekte; karaciğer mobilizasyonu,
kardiyovasküler cerrahi teknikleri ve gerekirse kardiyopulmoner bypass
uygulamaları gerekebilmektedir. Multidisipliner planlama, uygun hasta seçimi ve
gelişmiş cerrahi teknikler sayesinde perioperatif mortalite ve morbidite
azalmakta, uzun dönem sağkalım oranları artmaktadır. Bu nedenle İVK trombüsü
ile seyreden RHK olgularında agresif fakat dikkatli cerrahi yaklaşım günümüzde
en etkili tedavi seçeneği olmaya devam etmektedir.
Anahtar Kelimeler:
İnferior vena kava, Kardiyopulmoner bypass, Radikal nefrektomi, Renal hücreli
karsinom, Tümör trombüsü
Abstract
Renal cell carcinoma (RCC) is a kidney malignancy accounting for approximately
3% of adult cancers and is well known for its tendency toward vascular
invasion. The presence of a tumor thrombus extending into the renal vein and
the inferior vena cava (IVC) is a critical factor influencing diagnosis,
treatment strategy, and prognosis. With advances in cross-sectional imaging,
RCC is detected more frequently, and magnetic resonance imaging and computed
tomography allow accurate assessment of tumor burden and thrombus extension. In
non-metastatic RCC with IVC involvement, the gold standard treatment is radical
nephrectomy combined with complete tumor thrombectomy, which may be curative in
selected patients. As the cranial level of the thrombus increases, surgical
management becomes more complex and may require liver mobilization, advanced
cardiovascular surgical techniques, and, when necessary, cardiopulmonary
bypass. Multidisciplinary planning, appropriate patient selection, and modern
surgical techniques have significantly reduced perioperative mortality and
morbidity while improving long-term survival outcomes. Therefore, in RCC cases
associated with IVC tumor thrombus, an aggressive yet carefully planned
surgical approach remains the most effective therapeutic option.
Keywords:
Cardiopulmonary bypass, Inferior vena cava, Radical nephrectomy, Renal cell
carcinoma, Tumor thrombus