MARITIME INSPECTIONS: FROM COMPLIANCE PRESSURE TO BURNOUT RISK IN SHIP MANAGEMENT


Kartal Ş. E.

ANKARA INTERNATIONAL CONGRESS ON SCIENTIFIC RESEARCH-XIII, Ankara, Türkiye, 1 - 03 Mart 2026, ss.1-10, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.1-10
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Küresel taşımacılığın çok büyük bir bölümü ticari gemiler tarafından gerçekleştirlmekte olup, bu gemiler çok ve farklı nitelikte denetim mekanizmasına tabi tutulmaktadır. Günümüz denizcilik operasyonlarında SIRE, CDI, PSC, Bayrak ve Liman Devlet denetimleri, RightShip ve Sahil Güvenlik denetimleri ve şirket içi denetimler gibi çok katmanlı kontrol mekanizmaları, gemi güvenliğini arttırmak, gemilerin uluslararası standartlara uygunluğunu sağlamak ve kiracı firmaların ticari beklentilerini karşılamak amacıyla uygulanmaktadır. Ancak bu denetimlerin sayısındaki ve sıklığındaki artış, gemi personeli üzerinde giderek artan bir psikososyal baskı ve yorgunluk kaynağı hâline gelmektedir.

Birbirinden bağımsız, farklı amaç ve standartlara dayalı olarak gerçekleştirilen bu denetimler, zaman zaman saatler sürebilmekte ve sonuçları ticari, idari veya operasyonel yaptırımlara yol açabilmektedir. Bu durum, gemi işletmecisi firmalar üzerinden gemilere ve gemi personeline yansıyan dolaylı bir baskı mekanizması oluşturmaktadır. Özellikle denetim sonuçlarının ticari uygunluk ve istihdam sürekliliği ile ilişkilendirilmesi, denizciler üzerindeki stres ve tükenmişlik riskini artırabilmektedir.

Bu çalışma, denetimlerin tekil etkilerinden ziyade, örtüşen ve sürekli hâle gelen denetim yoğunluğunun denizcilerde stres, tükenmişlik ve bürokratik (belge) odaklı uyum davranışlarını nasıl tetikleyebileceğini, sürekli denetim ve kontrol mekanizmalarının ticari denizcileri zor durumda bırakabileceği konusunda bir tartışma ortamı ortaya koymayı amaçlamaktadır. Düzenleyici baskı ve idari yükün denizcilerin yorgunluk düzeylerini artırarak güvenli operasyon kapasitesini dolaylı biçimde zayıflatabileceğini düşünülmektedir. Benzer şekilde, denizcilikte güvenlik yönetiminin operasyonel gerçeklikten koparak evrak üretimine kaymasının, ciddi sistemsel kırılganlıklar yarattabileceği de tartışılmaya değer bir konu olarak görülmektedir.

İlgili literatürde gemi denetim mekanizmaları ile ilgili çok sayıda yayına rastlanırken, bu denetlerin denizciler üzerindeki doğrudan etkilerini inceleyen yayınlar sınırlı kalmaktadır. Bu bağlamda, denetimlerin ne kadar etkili olduğu, nasıl ve ne sıklıkta uygulandığı da deniz emniyeti açısından kritik bir tartışma alanı olarak ele alınmalıdır.