Trabzon Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, cilt.4, sa.1, ss.1-43, 2026 (Hakemli Dergi)
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Ümmühan Kaplan pilot kararı ile makul sürede yargılanma hakkını sağlaması için 2012’de Türkiye’ye bir uyarı vermişti. Bunun üzerine 09/01/2013 tarihli ve 6384 sayılı “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesı̇ne Yapılmış Bazı Başvuruların Tazmı̇nat Ödenmek Suretı̇yle Çözümüne Daı̇r Kanun” ile “Tazminat Komisyonu” oluşturulmuş ve makul süreyi aşan yargılamalarla ilgili AİHM’de derdest başvuruların tazminat ödenmek suretiyle ortadan kaldırılması amaçlanmıştı. Zaten yakın bir tarihte bireysel başvuruları kabul etmeye başlayacak Anayasa Mahkemesi (AYM) ile yargılamaların makul süreleri aşması sorununun tamamen ortadan kaldırılacağı düşünülüyordu. Ancak öncelikli olarak düşünülen tazminat yolu ile 2022’de, hâlâ yargılamaların makul sürede tamamlanamaması, söz konusu ihlallerin AYM’nin iş yükünün büyük bir kısmını oluşturması yine bir çözüm arayışına sebep oldu. AYM’nin çözümü pilot karar vermek, kanun koyucunun çözümü ise 6384 sayılı Kanuna AYM’de derdest davaları da dahil etmek oldu. Bu bağlamda çalışmamızda, AİHM ve AYM’yi pilot karar vermeye götüren süreçler incelenecek, kronikleşmiş makul sürede yargılanma hakkı ihlalleri bakımından Tazminat Komisyonunun yeterli ve etkili bir giderim sağlayıp sağlamadığı ve özellikle olası ihlalleri önleme kabiliyetini haiz olup olmadığı tartışılacak, etkili çözümlerin neler olabileceği irdelenecektir. Makul sürede yargılanma hakkı ve Tazminat Komisyonunun görev alanı Türk hukuk sisteminin çeşitli alanlarına yayılmakla birlikte meseleler mümkün olduğunca ceza hukuku ekseninde değerlendirilecektir.