Suriye İç Savaşı ve Kimliğin Ölümcülleşmesi
The International Conference on Applied, Social, and Human Sciences (ICASHS2025), Halab, Suriye, 14 - 16 Kasım 2025, ss.11, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Halab
- Basıldığı Ülke: Suriye
- Sayfa Sayıları: ss.11
- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
übnan asıllı bir Fransız vatandaşı olan Amin Maalouf gerek romanları gerekse de denemeleri ile oldukça ilgi çekici bir yazardır. Romanlarında özellikle Orta Doğu’nun kültürel zenginliğini yansıtan yazar, denemelerinde hem içinde doğup büyüdüğü Orta Doğu’ya hem de sonradan taşındığı Batı’ya önemli eleştiriler getirir. Yazarın önemli eserlerinden biri de muhakkak Ölümcül Kimlikler (Orijinal adı “Les Identités Meurtrières”) kitabıdır. Bu eserinde Maalouf farklı kimliklerin bir toplumsal zenginlik olarak görülmesi gerekirken bazı coğrafyalarda bu farklılıkların nasıl ölümcül hale geldiğini anlatır. Maalouf’un “ölümcül kimlikler” kavramsallaştırması Suriye İç Savaşı’nı açıklamada da özgül bir kuramsal anahtar sunar. Önümüzdeki temel problem, savaşta kimlik temelli farklılıkların neden ve nasıl siyasallaştığı ve bu sürecin çatışmayı nasıl beslediğidir. Bu çalışmanın amacı, Maalouf’un çerçevesiyle Suriye’de etnik, mezhepsel ve dini kimliklerin siyasallaşma biçimlerini analiz etmek ve bu siyasallaşmanın çatışmanın doğası ile sürekliliğine etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışma iki araştırma sorusu etrafında örgütlenir: kimlik farklılıklarının siyasileşme süreçleri ve Maalouf’un tezinin bu süreci anlamadaki açıklayıcılığı. Literatürde, Suriye krizine dair çok sayıda çalışma bulunmakla birlikte kimlik–güvenlik ilişkisini Maalouf’un çok katmanlı/indirgenmiş kimlik ayrımı üzerinden sistematik biçimde sınayan çalışmalar sınırlıdır. Çalışma bu boşluğu, kuramsal tartışmayı sosyal inşacılık perspektifiyle birleştirerek ve saha verileriyle ilişkilendirerek doldurmayı hedefler. Yöntem bakımından çalışma, kimliğe bağlı tehdit algılarını izlemek için iki tür veriye dayanır: (a) farklı grupların kimlik temelli endişelerini yansıtan medya haber ve yorumları (ikincil); (b) yüz yüze ya da iletişim araçlarıyla yapılan görüşmelerden elde edilen veriler (birincil). İkincil veriler Esad rejiminin Alevi kimliğiyle varoluşsal tehdit söylemi üretirken Sünni çoğunluğun mağdur/direnişçi kimliğinde yeniden tanımlandığını; Kürt topluluklarının ise merkezi otoritenin zayıflamasıyla özerklik/bağımsızlık arayışını kimliksel güvenlikle temellendirdiğini göstermektedir. Birincil veriler ise henüz toplanamadığı için benzer sonuçları verip vermeyeceği bilinmemektedir. Bu verilerin de ikincil verileri desteklemesi halinde çatışmanın yalnızca siyasal–ekonomik nedenlerle değil, araçsallaştırılmış kimlikler üzerinden sürdüğü; çok katmanlı kimliklerin “ölümcül” formlara daralmasının kutuplaşmayı kalıcılaştırdığı saptanacaktır. Çalışmanın çıktıları, kimlik–güvenlik ilişkisini yeniden düşünmeye ve çok kimlikli toplumlarda barış inşası/bütünleşme politikalarına yönelik öneriler geliştirmeye dönük analitik bir çerçeve sunar ve Maalouf’un yaklaşımının Suriye örneğinde sınanmasıyla kuramsal alana katkı sağlar.