VARLIKLAR ARASI İLİŞKİYE BAKIŞIN İNSANİ İLİŞKİLERE YANSIMASI AÇISINDAN DARWİNİZM'İN SORGULANMASI


Creative Commons License

ERTUGAY R.

I. ULUSLARARASI BİLİMLER IŞIĞINDA YARATILIŞ KONGRESİ I.INTERNATİONALCREATİONCONGRESS ON THE LIHT OFF SCIENCES, Şanlıurfa, Türkiye, 30 Kasım - 02 Aralık 2017, ss.122-123

  • Basıldığı Şehir: Şanlıurfa
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.122-123

Özet

Çağımızda ‘zayıfın elinden tutan’ veya ‘zayıfı eliyle iten’, iki ayrı tutum bulunmaktadır. İnsanların/toplumların, kendilerini fayda-zarar/mücâdele-yardımlaşma yaklaşımlarına göre konumlandırmaları farklı sonuçlar doğurmaktadır. Birine göre insan omuzu, yükselmek için üzerine basılacak basamak/payanda, diğerine göre omuz verilecek, birlikte yürünecek güç kaynağıdır. Birinde omuza/omuz basılır/atılır, diğerinde omuz verilir. Biri elinin altındakilere şefkat edip büyütmeye diğeri ezip büyümeye çalışmaktadır. Birisi tutup yükseltmeyi diğeri basıp yükselmeyi hedef edinmektedir. Birine göre bir mazlumun elinden tutmak, insanlık, diğerine göre de ahmaklık olarak değerlendirilmektedir. Biri ayak bastığı coğrafyayı sömürüp tüketmeye, diğeri ayağını basmaya kıyamadığı coğrafyayı imar edip hayat vermeye çalışmaktadır.

 

Bu iki anlayış ortaya iki farklı insan çıkarmıştır. Biri zayıfı ezerek üstün insan olmak, bir diğeri zayıfa destek olarak kâmil insan olmaktır. Batı medeniyeti/vahşeti ‘üstün insan’ olma üzerine/amacına, İslâm medeniyeti ‘kâmil insan’ olma üzerine/amacına kurulmakta/hizmet etmektedir. Üstün insan olma anlayışının oluşmasında hayvanlar arası ilişkiye bakışın tesiri büyüktür.

 

Darwinist yaklaşım, hayvan yaşamını savaş olarak görmekte; bu anlayıştan etkileneler, dünyayı savaş alanına çevirmektedir. Darwinist bakış, hayvanlar arası ilişkiye fayda-zarar nazarıyla bakmaktadır. Bu bakışı esas kabul edenler dünyada güç/enerji kaynaklarına hâkim olabilmek için insanlık dışı her türlü eylemi mubah görmektedir. İnsanlar arası ilişkilere ‘benim kârım/kazancım ne olur’ açısıyla yaklaşılmakta, şefkate muhtaç kesimler, bertaraf edilmesi gereken asalaklar/parazitler/(-) olarak görülmektedir. Darwinist anlayış, üstün ırkların yaşamaya layık olduğunu ileri sürmektedir. Bu anlayışı benimseyenler, kendilerini yaşamaya hakkı olan üstün ırk olarak değerlendirmekte dünyanın çeşitli bölgelerinde hayatı cehenneme çevirmektedirler. Mazlum coğrafyalara her geçen gün yenileri eklenmekte yardım bekleyen nice insanlar, açlığa, sefilliğe, mülteci kamplarına, derme çatma barınaklara mahkûmiyet ile çaresizliğe, hastalığa ve ölüme terk edilmektedir Bugün dünyanın maruz kaldığı problemler/savaşlar/zulümler büyük oranda Darwinizm’in sonuçlarıdır.

 

İlişkilerin ülfetten ve şefkatten uzaklaşıp kavgaya ve savaşa sürüklenmesi insanî değildir. Dolayısıyla Darwin ve onu izleyenlerin, doğayı canlıların sürekli olarak birbirleriyle savaştıkları bir yer olarak tanımlamaları gerçekçi olamaz. Kâinattaki her varlık, eşsiz bir düzen oluşturmak üzere varlık planına itina ile yerleştirilmiştir. Kavga esas olsaydı kâinatta kozmos değil kaos olurdu. Oysa evrende kaos/karmaşa yoktur kozmos/kader/ölçü vardır. Küçük bir bina, tuğlaların birbirine sarılması olmadan gerçekleşmeyeceğine göre muhteşem kâinat binası da ancak varlıkların kucaklaşması/tesânüdü/şefkati ile hayat bulabilir.  Bu tebliğde insani ilişkilere etkileri bakımından Darwinizm’in sorgulanacaktır.

There are two different attitudes in our age: 'holding the weak people’s hand' or 'pushing the weak with its hand'. The positioning of people / societies in terms of benefit-harm / struggle-assistance approaches causes different consequences. According to one, the human shoulder is a step / buttress to promote and according to another it is a power source to support and to walk together. In the former, the shoulder is stepped and in the latter the shoulder is given to support. One tries to grow who he has under his hands by showing mercy while the other tries to grow himself by oppressing them. One aims to boost them by holding, but the other aims to go up by stepping on them.  According to one, taking the oppressed by their hands means humanity, but according to another, this is a stupidity. One tries to exploit the geography where he is, but the other tries to construct and vivify the geography where he spares to step.

 

These two understandings bring out two different people. One wants to be a superior person by crushing the weak and the other wants to be a perfect human-being by supporting them. The Western civilization / savagery is founded / served on aiming to be a ‘superior man’, but the Islamic civilization to be a ‘perfect human-being.’ The effect of the view to the relation among animals is great in the formation of being a superior man.

 

The Darwinist approach regards animal life as a war and the people who are affected by this approach turn the world into a battle-field. The Darwinist point of view looks at the relationship between animals with regard to benefit-damage. Those who take this view as the basis accept all kinds of inhuman actions in order to be able to dominate the power / energy resources in the world. The relations among people are approached with the view that 'what my profits / earnings are', and the people in need of mercy are seen as parasites / parasites who must be eliminated. The Darwinist understanding suggests that superior races are worth living and existing. Those who accept this understanding consider themselves as the superior race that is entitled to live and turn the life into a hell in various parts of the world. New ones are being added to the oppressed geographies every day and a lot of people waiting for help are left to helplessness, illness and death by condemnation to hunger, misfortune, refugee camps, unsound shelters. The problems / wars / atrocities that the world is facing today are the consequences of Darwinism in great measure.

 

It is not human that relations are moved away from infidelity and compassion, and are dragged into war. So it cannot be realistic for Darwin and his followers to define nature as a place where living things constantly fight each other. Every being in the universe is carefully placed in the great being plan to create a unique order. If the fight was essential, it would be a chaos rather than cosmos in the universe. However, there is no chaos / confusion but cosmos / destiny / measure. Since a small building cannot be realized without the bricks embracing each other, the magnificent universe building can only come to life with the embracing / fortune / affection of beings. In this paper, Darwinism will be questioned in terms of its effects on human relations