Nizaya Götüren Cehâlet Veya Garar Sebebiyle Fâsid Olan Akitlerin Sahihe Dönüştürülmesi Ve “Sulbü’l-Akit” Kavramı


Bölükbaş A. H. , Kumaş A.

Usul İslam Araştırmaları, cilt.33, no.3, ss.55-77, 2020 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 33 Konu: 33
  • Basım Tarihi: 2020
  • Dergi Adı: Usul İslam Araştırmaları
  • Sayfa Sayıları: ss.55-77

Özet

Bu makalede, fesâd nazariyesi içerisinde cehâletten kaynaklanarak fâsid kabul edilen akitlerin sahihe dönüştürülmesi ile ilgili hususlar ve sulbü’l-akit kavramı, ayrıntılı fürû örnekleri üzerinden işlenmiştir. Konu, içerik analizi yöntemi kullanılarak ele alınmıştır. Fesâd, Hanefî fıkıh düşüncesinin ortaya çıkardığı, diğer mezheplere göre geçersiz kabul edilen birçok akit türünden işlemi sahihe çevirebilme olanağı veren bir kavramdır. Bu kuralın altında yatan ana düşünce, akitlerin sahihe çevrilebilmesidir. Akitlerin sahihe çevrilmesiyle ilgili pek çok ayrıntı söz konusudur. Hukukî işlemlerde fesâd gerekçeleri arasında en çok karşılaşılan şekil, akdin unsurlarındaki bilinmezliğin (cehâlet) tarafları anlaşmazlığa sürüklemesidir. Hanefî fıkhında, cehâlet barındıran akitlerde meydana gelen veya gelebilecek olan anlaşmazlıkları önleyip akitleri sahihe çevirme hususunda belirleyici olan sulbü’l-akit kavramının zaman içerisinde geliştiğini gözlemlemek mümkündür. Akitlerin sahihe çevrilmesi, cehâletin akitte bulunduğu konuma göre değişiklik göstermektedir. Akdin sulbünde olan fesâd, güçlü fesâd (el-fesâdü’l-kavî); akdin sulbünde olmayıp onun bazı vasıf ve şartlarında olan fesâd ise zayıf fesâd (el-fesâdü’d-da‘îf) olarak ele alınır. Bu bağlamda akitlerin sahihe dönüştürülmesinde sulbü’l-akit kavramı belirleyici bir konumdadır.