TÜRK DENİZ TİCARET FİLOSUNUN SİCİL DURUMU VE TÜRK GEMİ SİCİLLERİ ÜZERİNE YAPILAN DÜZENLEMELERİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Creative Commons License

ŞANLIER Ş.

III. ULUSLARARASI DMITRI YAVORONITSKI KONGRESİ, İstanbul, Türkiye, 26 - 28 Ekim 2018, cilt.1, sa.1, ss.104-110

  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.104-110

Özet

Günümüzde uluslararası ticaretinin yaklaşık %90’ı deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir. Deniz ticaretinin temelini oluşturan ana öğeler; gemiler, armatörler ve geminin bayrağını temsil ettiği devletlerdir. Uluslararası ticarette kullanılan gemilerin hukuki açıdan bir “sicil” e kayıtlı olmaları yasal zorunluluktur. Sicil, bir geminin ulusal veya uluslararası sularda yol alabilmesi/yük taşıması için gerekli olan resmî triptik/pasaport belgesi olarak tanımlanabilir. Hukuki temayüllere göre bir geminin uyruksuz olması veya birden fazla
devletin bayrağını dalgalandırması uygun görülmemektedir. Gemi, dalgalandırdığı bayrak sayesinde dünyanın neresinde olursa olsun o ülkenin bir kara parçası olarak kabul edilir,yapılacak iş ve işlemler buna göre şekillenir.
Bu çalışmada; gemi sicili, gemi bayrağı, gemi sahipliği, kolay bayrak ve devletlerine
ilişkin kavramlar araştırılmıştır. Milli Gemi Sicili ve Türk Uluslararası Gemi Sicili detaylı
olarak incelenerek aralarındaki farklılıklar açıklanmıştır. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın yayınladığı veriler ışığında Türk deniz ticaret filosunun 2010-2015 yılları arasındaki durumu ortaya konulmuştur. İncelenen veriler Türk armatörün/donatanın filosundaki gemi sayısını yıldan yıla artırdığını, ancak Türk Uluslararası Gemi Sicil’ine kayıtlı gemi sayısının aynı doğrultuda artmadığını göstermektedir. Sonuç olarak Türk armatörlerin/donatanlarının yabancı bayrağa yönelmeye devam ettiği ve Türk Uluslararası Gemi Sicili’ ne özendirme çabalarının olumlu bir sonuç vermediği görülmüştür.