Doğal Zeolitler Aktive Edilebilir mi?


Özen Karslı S.

9th ISPEC INTERNATIONAL CONGRESS ON CONTEMPORARY SCIENTIFIC RESEARCH,, Dubai, Birleşik Arap Emirlikleri, 8 - 12 Kasım 2025, ss.1-200, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Dubai
  • Basıldığı Ülke: Birleşik Arap Emirlikleri
  • Sayfa Sayıları: ss.1-200
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Doğal zeolitler, Türkiye ve dünya genelinde önemli rezervlere sahip yaygın doğal hammaddeler arasında yer almaktadır. Dünya genelinde doğal zeolit rezervlerinin 200–300 milyar ton arasında olduğu tahmin edilmekte olup bu rezervlerin büyük bir kısmı Türkiye, ABD, Çin, Japonya ve Güney Kore gibi ülkelerde bulunmaktadır. Doğal zeolit yataklarının çevre dostu olmaları, rezerv kapasitelerinin ve saflık derecelerinin yüksek olması, kolay ulaşılabilir olmaları, çoğu yatağın kullanıma hazır bulunması ve ekonomik olmaları nedeniyle çimento endüstrisi için umut vadeden bir endüstriyel hammadde olarak bulunmaktadır. Ayrıca doğal zeolitler, yapısında Hg, Pb ve Cr gibi toksik iz elementler içerebilen uçucu kül gibi atık hammaddelerle kıyaslandığında toksik olmayan yapıları sayesinde daha temiz çimento üretimine olanak sağlayabilmektedir. Dünya zeolit rezervlerinin %62’sine sahip olan Türkiye’nin sorumluluğu bu hammaddeyi yalnızca satmakla sınırlı kalmayıp aynı zamanda bu konuda kapsamlı bilimsel çalışmalar yürüterek doğal zeolitlerin kullanım alanlarını genişletmek ve atık malzemelere alternatif oluşturabileceğini ortaya koymaktır. Ancak ülkemiz topraklarında yüksek rezerv kapasitesine sahip değerli bir endüstriyel hammadde olan doğal zeolitler de diğer doğal malzemelerde olduğu gibi düşük erken dayanım gelişimi dezavantajına sahiptirler. Alüminosilikat yapılı hammaddelerin sahip olduğu bu dezavantajı gidermek amacıyla çeşitli teknolojik yöntemler geliştirilmiştir. Bununla birlikte doğal zeolitler ne kadar teknolojik olarak geliştirilirse geliştirilsin, önlerinde hâlâ büyük bir engel bulunmaktadır. Buradaki asıl zorluk, doğal zeolitlerin tedarik zincirine etkin bir şekilde dahil edilebilmesidir.