FİNANSAL ARACI KURULUŞLARIN ALMIŞ OLDUKLARI KOMİSYON ÜCRETİNİN İCÂRE AKDİ BAĞLAMINDA FIKHÎ TAHLİLİ


Olgun Ö. F.

MEETCON - OLYMPOS 3. INTERNATIONAL SCIENTIFIC RESEARCH CONGRESS, Antalya, Türkiye, 20 - 23 Mayıs 2026, ss.145-146, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Antalya
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.145-146
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Modern dönemde bireylerin ihtiyaç duyduğu finansmanın karşılanmasında banka dışı alternatif finans kuruluşlarının sayısı her geçen gün artmaktadır. Bu bağlamda elbirliği tasarruf finans kuruluşları ve kitle fonlaması platformları gibi yenilikçi finansal aracı kurumlar faaliyet göstermektedir. Söz konusu kuruluşların temel işlevi incelendiğinde, finansman ihtiyacı bulunan kişileri bir araya getirmek veya ihtiyaç duydukları fonu temin edebilecekleri uygun bir ortam sunmak suretiyle aracılık rolü üstlendikleri görülmektedir. Bu aracılık faaliyetinin gerçekleştirilebilmesi için ilgili kurumlar gerekli altyapıyı oluşturmakta ve personel istihdam ederek bir hizmet sunmaktadır. Alternatif finans kuruluşlarının sundukları bu hizmetler karşılığında taraflardan ücret talep ettikleri bilinmektedir. Bu kuruluşların yürüttükleri iş ve hizmet faaliyetlerinin klasik fıkıh literatüründeki karşılığı icâre akdi olarak değerlendirilmektedir. Taraflara hizmet sundukları kabul edildiğinde, talep ettikleri ücretlerin de icâre akdi çerçevesinde belirli şartlara uygun olarak belirlenmesi gerekmektedir. Alternatif finans kuruluşlarının genel uygulamalarına bakıldığında ise, aracı sıfatıyla sundukları hizmet karşılığında ücretlerini talep edilen finansman tutarı üzerinden belirli bir yüzde oranında komisyon şeklinde aldıkları görülmektedir.

Bu çalışmada, söz konusu aracı kuruluşların sundukları hizmetler karşılığında aldıkları ücretler icâre akdi bağlamında fıkhî açıdan tahlil edilmiştir. Ücretlerin yüzdelik oran üzerinden belirlenip belirlenemeyeceği, birden fazla icâre akdinin söz konusu olup olamayacağı gibi hususlar değerlendirilmiştir. Çalışmada, ücretin yüzde oranı şeklinde belirlenmesi durumunda bu hususun akdin başlangıcında sözleşmede açıkça belirtilmesi, yapılan işte ve ücrette cehaletin bulunmaması ayrıca icâre akdi dışında ilave bir ücret talep edilmemesi gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında, icâre akdi dışında taraflardan talep edilecek ek ücretlerin meşrû ve somut bir karşılığının bulunması gerektiği, aksi takdirde bunun haksız kazanca yol açacağı ifade edilmiştir.

In the modern era, the number of non-bank alternative financial institutions involved providing individuals’ financing needs has been increasing steadily. In this context, financial intermediary institutions and crowdfunding platforms have become increasingly prominent. An examination of the fundamental functions of these institutions reveals that they assume an intermediary role by bringing together individuals in need of financing or by providing an appropriate platform through which such individuals may obtain the funds they require. In order to perform this intermediation function, these institutions establish the necessary infrastructure and employ personnel, thereby offering a specific service. It is well known that alternative financial institutions charge fees to the parties in return for these services. In classical Islamic fiqh literature, the juridical equivalent of such service-based activities is the contract of ijārah. Accordingly, insofar as these institutions are deemed to provide a legitimate service, the fees they charge must be determined in compliance with the conditions governing the ijārah contract. In practice, however, alternative financial institutions generally receive their remuneration in the form of a commission calculated as a percentage of the amount of financing requested.

This study provides a jurisprudential (fiqh) analysis of the fees charged by such intermediary institutions within the framework of the ijārah contract. It examines issues such as whether remuneration may be determined as a percentage-based fee and whether multiple ijārah contracts may arise within a single transaction. The study concludes that when remuneration is specified as a percentage, this method of calculation must be explicitly stipulated in the contract at the time of its conclusion. It further emphasizes that neither the service rendered nor the fee charged should involve jahālah (uncertainty or ambiguity), and that no additional fees should be imposed beyond those justified under the ijārah contract. Moreover, any supplementary charges demanded outside the scope of the ijārah contract must correspond to a legitimate and tangible service; otherwise, they would constitute unjust enrichment.