Ulusal Güvenlik Strateji Belgeleri Aracılığıyla ABD Yönetimlerinin İki Devletli Çözüme Yaklaşımlarının Analizi


Creative Commons License

Bozkurt A., Demir T.

INSAN & TOPLUM-THE JOURNAL OF HUMANITY & SOCIETY, cilt.16, sa.1, ss.152-168, 2026 (ESCI, TRDizin)

  • Yayın Türü: Makale / Tam Makale
  • Cilt numarası: 16 Sayı: 1
  • Basım Tarihi: 2026
  • Doi Numarası: 10.12658/m0790
  • Dergi Adı: INSAN & TOPLUM-THE JOURNAL OF HUMANITY & SOCIETY
  • Derginin Tarandığı İndeksler: Emerging Sources Citation Index (ESCI), TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Sayfa Sayıları: ss.152-168
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Öz: 2000 yılıyla birlikte Filistin özelinde sahadaki gerçeklikler değişmiş ve yeni tartışmalara zemin hazırlayacak yapısal olaylar yaşanmıştır. Ortaya çıkan bu yeni durumda akademik çalışmalar, bir taraftan tek devletli çözüm önerilerine yoğunlaşırken diğer taraftan iki devletli çözümün önündeki engelleri anlamaya ve açıklamaya çalışmıştır. Tartışmalar genel olarak iki devletli çözümün imkânsızlığına yoğunlaşmakla birlikte çözüm ihtimalinin de dile getirildiği görülmektedir. Bu kapsamda akademik camiaya ilaveten, bölgesel ve küresel aktörler ve devlet başkanları da iki devletli çözüme vurgu yapmaya devam etmektedir. Sahadaki gerçekliğe ve İsrail lehine izlediği siyasete rağmen ABD’deki politika yapıcılar ve dış politika çevreleri de iki devletli çözüm retoriğinden vazgeçmemiştir. Bu bağlamda özellikle bazı ABD hükümetleri, dağılan Oslo Süreci’ne rağmen “iki devletli çözüm” üzerinde ısrarla durmuştur. Buradan hareketle çalışma, Oslo Sürecinin dağıldığı ve II. İntifada’nın başladığı 2000’den günümüze kadar göreve gelen ABD hükümetlerinin iki devletli çözüme yaklaşımlarını analiz etmektedir. Çalışmanın verileri 2000 – 2024 arasındaki ABD hükümetlerince yayınlanan Ulusal Güvenlik Strateji belgelerinden toplanarak tematik içerik analizine tabi tutulmuştur/başvurulmuştur. Çalışmanın temel iddiası, ABD’nin iki devletli çözüm yaklaşımının tutarlı bir stratejik çizgiden ziyade, dönemsel ve aktör-merkezli tercihlere göre şekillendiği yönündedir. Bulgular, ABD’nin İsrail-Filistin çatışmasındaki söylemsel tutumun, yapısal dış politika parametrelerinden çok, başkanların normatif öncelikleri, ideolojik yönelimleri ve liderlik tarzları doğrultusunda biçimlendiğini göstermektedir.

Anahtar Kelimeler: Ulusal Güvenlik Stratejisi, ABD Dış Politikası, ABD Hükümetleri, İki Devletli Çözüm

With the year 2000, the realities on the ground in Palestine underwent significant changes, and structural events that paved the way for new discussions occurred. In this new situation, academic studies have tried to understand and explain the obstacles to a two-state solution while focusing on one-state solution proposals. Although the discussions have generally focused on the impossibility of a two-state solution, the possibility of a solution has also been mentioned. In this context, in addition to the academic community, regional and global actors, as well as heads
of state, continue to emphasize a two-state solution. Despite the reality on the ground and the politics in favor of
Israel, US policymakers and foreign policy circles have not abandoned the two-state solution rhetoric. Accordingly,
some US governments have continued to insist on the “two-state solution” despite the disintegration of the Oslo
Process. From this perspective, the study examines the US governments’ approaches to the two-state solution from
2000, when the Oslo Process collapsed and the Second Intifada commenced, to the present. The data were collected
from National Security Strategy (NSS) documents published by the US governments between 2000 and 2024 and
subjected to thematic content analysis. The main claim of the study is that the US approach to the two-state solution
is shaped by periodic and actor-centered preferences rather than a coherent strategic line. The findings suggest that
the US discursive stance on the Israeli-Palestinian conflict is shaped by presidents’ normative priorities, ideological
orientations, and leadership styles rather than structural foreign policy parameters