Matematik öğretiminde çoklu temsillerin kullanımı


Özdemir E. , İpek A. S.

Uygulama Örnekleriyle Matematik Öğretiminde Yeni Yaklaşımlar , Melihan ÜNLÜ, Editör, Pegem A Yayıncılık, Ankara, ss.91-118, 2020

  • Basım Tarihi: 2020
  • Yayınevi: Pegem A Yayıncılık
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Sayfa Sayıları: ss.91-118
  • Editörler: Melihan ÜNLÜ, Editör

Özet

Dünya sürekli değişiyor. Peki ya öğrenme ve öğretme… Doğal olarak, teknoloji ve daha birçok alanda ortaya çıkan gelişmelerle, öğrenme ve öğretme yöntemleri de değişmiştir. Bu durumdan günümüz şartlarına göre güncellenen matematik öğretimi de nasibini almıştır. Peki bu değişimler matematik derslerinde nasıl uygulanacaktır? Temel olarak matematik öğretiminde yeni öğrenme öğretme yaklaşımları üzerine odaklanan bu kitap, matematik öğretiminde kullanılan yeni öğretim yaklaşımlarını derinlemesine ele almak amacıyla hazırlanmıştır. Kitap 18 bölümden oluşmaktadır ve kitapta öğrenme öğretme yaklaşımları ile ilgili örnek uygulamalar ve ders planlarına da yer verilmiştir. Bilindiği gibi matematiğin kendine has bir doğası vardır. Bundan dolayı okuyucu matematik serüvenine kitabın birinci bölümünde yer alan, matematiksel düşünmenin, matematik öğrenme ve öğretmenin doğası ile başlayacaktır. Öğrencilere neyin öğretildiği kadar, bu içeriğin neden öğretildiği, hangi yollarla aktarıldığı da bir o kadar önemlidir. Bundan dolayı matematiği nasıl öğrenmeli ve nasıl öğretmeli? Hangi amaçlarla matematik öğretilmeli? gibi sorular matematik eğitimi açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda, kitabımızın ikinci bölümünde matematik öğrenmenin ve öğretmenin anlamı, matematik öğretiminin amacı ve temel ilkeleri konuları üzerinde durulmuştur. Kitabımızın üçüncü bölümünde, matematiğin ve matematik öğretiminin hangi aşamalardan geçip nerelere geldiğini incelemek amacıyla matematik öğretiminin tarihçesi, matematik öğretiminde güncel eğilimler ve sorunlar konuları yer almaktadır. Ayrıca bu bölümde, eğitim ve toplumun karşılıklı etkileşim içerisinde olan, birbirini tamamlayan kavramlar olmasından yola çıkarak, matematik öğretimine sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan bakış konularına yer verilmiştir. Bireylerin matematiksel olarak güçlü olmalarında, iletişim, ilişkilendirme, temsil etme, akıl yürütme ve ispat, verimli eğilim, problem çözme, dijital yetkinlik ve öğrenmeyi öğrenme gibi becerilerin kazandırılması önemlidir. Bu bağlamda kitabımızın dördüncü bölümünde bu becerilerin ne olduğu ve öğrenme ortamlarında bu becerilerin kazandırılması için yapılması gerekenler üzerinde durulmuştur. Matematiksel kavramların anlaşılmasında çoklu temsillerle gösteriminin önemi büyüktür. Bundan dolayı beşinci bölümde matematik öğretiminde çoklu temsillerin kullanımı ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Kitabımızın altıncı bölümü öğretim programlarımızın temelini oluşturan, bilgilerin üst üste yığılmalı bir şekilde depolanması değil, kendi aralarında anlamlı ilişkiler ve bütünler oluşturması anlamına gelen yapılandırmacı yaklaşım ve yapılandırmacı yaklaşımın matematik eğitiminde kullanımı konusuna ayrılmıştır.Matematik öğrenilmesi gereken kapalı bir sistem olmayıp bir insan etkinliğidir ve gerçekle bağlantılı olmalıdır. Dolayısıyla kitabın yedinci bölümünde öğrencilerin, kendileri için anlamlı günlük yaşam problem durumlarında matematiksel kavram ve araçlar geliştirerek ve kullanarak matematiği öğrenmesi gerektiği görüşüne dayanan gerçekçi matematik eğitimi örneklerle açıklanmıştır. Diğer yandan teknoloji hayatımızın her alanında yer almaktadır. Bilişim teknolojilerinin öğretme ortamlarında kullanılması ile matematik öğretim programında yer alan konu ve kavramlar somutlaştırılarak, bu konuların çoklu gösterimlerle desteklenmesi sağlanabilmektedir. Ayrıca kavramların dinamik ve etkileşimli çoklu gösterimleri oluşturularak öğrencilerin yaptıkları değişikliklerin kavrama ilişkin gösterimleri nasıl etkilediğini görmesine olanak sağlamaktadır. Bu bağlamda kitabımızın sekizinci bölümünde teknoloji destekli matematik eğitimi konusu yer almaktadır. Dersinizde çok önemli bir konu anlatacaksınız ve sınıf mevcudunun tam olmasını istiyorsunuz. Sınıfa girdiğinizde gelmeyen öğrenciler olduğunu görüyorsunuz Peki bu durumda ne yaparsınız? Bu sorunun cevabını kitabın dokuzuncu bölümünde yer alan matematik eğitiminde ters-yüz öğrenme bölümünde bulabilirsiniz. Matematikte olduğu gibi yaşantımızın hemen hemen her alanında sayısız problemlerle karşılaşır ve bunlara çözüm ararız. Ya da karşılaştığımız problem olmayan durumları da problem olarak algılarız. Kitabımızın onuncu bölümünde problem çözmeden farklı olan probleme dayalı matematik eğitimi üzerinde durulmuştur. Onbirinci bölümde ise öğrencilerin küçük gruplar halinde birbirlerinin öğrenmelerine yardımcı olarak çalıştıkları, öğretmenin ise öğrencilerin öğrenmesine rehberlik ettiği, öğrenci merkezli öğrenme yaklaşımlardan biri olan matematik eğitiminde işbirliğine dayalı öğrenme konusuna yer verilmiştir. Onikinci bölümde günümüzün popüler konularından biri olan fen, teknoloji, mühendislik ve matematik disiplinlerinin birleştirildiği multidisipliner bir eğitim olan STEM kullanımı ve uygulamasına yer verilmiştir. Kitabımızın onüçüncü bölümünde çoğunlukla eğitimciler tarafından inovasyon için önemli olduğu düşünülen eleştirel ve yaratıcı düşünme, hayal gücü, motivasyon, özgüven, etkili iletişim ve iş birlikçi çalışma becerilerini geliştiren bir araç olarak görülen sanatın, matematik derslerinde kullanımına yönelik olarak matematik eğitiminde sanat tabanlı öğrenme konusu yer almaktadır. Ondördüncü bölümde ise öğrenme ortamının öğrenci için ilgi çekici bir şekilde düzenlenmesi ve öğrencilerin öğrenme sürecine etkin olarak katıldığı etkinliklerin kullanılması ile öğretimin, öğrenci için daha zevkli hale getirilmesine olanak sağlayan matematik eğitiminde yaratıcı drama ele alınmıştır. Kitabımızın onbeşinci bölümünde geleneksel öğretmen merkezli sınıflardan belirgin bir şekilde farklılık gösteren, öğrenci merkezli, gerçek dünya meseleleri ve uygulamalarıyla disiplinler arası bir öğretimin gerçekleştirilmesini amaçlayan proje tabanlı matematik öğretimi (PTMÖ) incelenmiştir. Kitabımızın onaltıncı bölümünde matematik eğitiminde ders imecesi (Lesson Study) mesleki gelişim modeli konusuna yer verilmiştir. Ders imecesinde, öğretmenler öğrencilerinin öğrenmeleriyle ilgili ortak bir soruyla bir araya gelirler, öğrencinin öğrenmesini sağlamak için birlikte bir ders planı hazırlarlar. Sonrasında gözlemlerini kendi aralarında tartışırlar ve ders planını yeniden revize ederler. Bu revize süreci ders planı istenilen yeterlikte oluncaya kadar devam eder. Onyedinci bölümde öğretime ait tüm bu bileşenleri birbirleri ile iç içe geçmiş bir şekilde ayrılmaz bir bağ ile ele almayı sağlayan öğrenme yol haritaları ve matematik eğitimindeki uygulaması yer almaktadır. En son bölüm olan on sekizinci bölümde ise öğrencileri araştıran ve sorgulayan bireyler olarak yetiştirmek için kullanılan en önemli yöntemlerden birisi olan sorgulama temelli matematik öğretimi ve argümantasyon üzerinde durulmuştur. Bu kitap matematik öğretiminde güncel yaklaşımları açıklamak ve nasıl uygulanacağına yönelik örnekler sunmak amacıyla hazırlanmış bir kitap olması nedeniyle matematik öğretmeni adaylarına, matematik öğretmenlerine, lisansüstü öğrencilere ve matematik eğitimcilerine önemli bir kaynak olabilecek bir kitaptır. Kitabın oluşmasında büyük emek ve çaba sarfeden değerli akademisyen meslektaşlarıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Kitabımızda yer alan bölümlerin etkin bir şekilde matematik öğrenimi ve öğretimi konularında bilgi sahibi olmak isteyen ve sınıf içi uygulama örnekleri görmek isteyen herkese katkı sağlamasını diliyorum… Doç. Dr. Melihan ÜNLÜ