Türkiye’de Eğitime Ayrılan Mali Kaynağın Verimlilik Boyutuna Bir Bakış


Çalcalı Ö.

Artvin International Congress on Social Sciences (AICOSS 19), Artvin, Turkey, 17 - 19 April 2019, pp.13

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Artvin
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.13

Abstract

Education is crucial to both individual and social development. While the increase in personal income as a result of increasing awareness of people and productivity based on productivity can be an example of individual development, the decrease in crime rate in society, unemployment and poverty reduction, democratization, increase in environmental consciousness and economic growth can be given as examples of social development. When the development and enrichment processes of developed countries are examined, it can be seen that these processes are full of new discoveries and scientific discoveries brought by education. Education, along with health, is among the semi-public goods and services in the theory of public economy. In other words, the state has to offer this service, but the private sector can offer this service for a fee and under state control. The concept of human capital referred to educated people has been used frequently in literature in recent years and the necessity for development of a country is emphasized. In this sense, education also includes many benefits for the individual and society. Turkey is a developing country and allocates more resources to education from public and private sectors with a total national income each year. However, as a result of this resource spent on education, it is important to observe the changes in social development and social development levels, especially the success levels of students. In this study, judging by the level of resources allocated to education in Turkey recently and tangible achievement data obtained as a result, it was tried to be analysed by making international comparisons.

Eğitim hem bireysel hem de toplumsal gelişimde kritik öneme sahiptir. Kişilerde bilinçlenme düzeyinin ve verimliliğe dayalı üretkenliğin artması sonucu kişisel gelirde yükselme bireysel gelişime örnek olabilirken; toplumda suç oranının düşmesi, işsizliğin ve yoksulluğun azalması, demokratikleşmenin sağlanması, çevre bilincinin ve ekonomik büyümenin artması ise toplumsal gelişime örnek olarak verilebilir. Gelişmiş ülkelerin gelişim ve zenginleşme süreçleri incelendiğinde bu süreçlerin, eğitimin getirdiği yeni buluşlar ve bilimsel keşifler ile dolu olduğu görülebilir. Eğitim sağlık ile birlikte, kamu ekonomisi teorisinde yarı kamusal mal ve hizmetler arasında yer almaktadır. Yani devlet bu hizmeti sunmak zorundadır ancak, özel sektör de bu hizmeti ücret mukabilinde ve devlet kontrolünde sunabilir. Eğitimli insan için kullanılan “beşeri sermaye” kavramı son yıllarda literatürde çok sık kullanılmakta ve bir ülkenin kalkınması için gerekliliği özellikle vurgulanmaktadır. Bu anlamda eğitim birey ve toplum için çok sayıda faydayı da bünyesinde barındırmaktadır. Türkiye gelişmekte olan bir ülkedir ve her geçen yıl kamu ve özel sektör toplamıyla birlikte milli gelirinden eğitime daha fazla kaynak ayırmaktadır. Ancak eğitim için harcanan bu kaynağın neticesinde öğrencilerin başarı düzeyleri başta olmak üzere, toplumsal gelişim ve sosyal kalkınma düzeylerinde meydana gelen değişimleri gözlemlemek önem arz etmektedir. Bu çalışmada, yakın dönemde Türkiye’de eğitime ayrılan kaynak düzeyine bakılmış ve bunun neticesinde elde edilen somut başarı verileri, uluslararası karşılaştırmalar da yapılarak tahlil edilmeye çalışılmıştır.