ÇAY ÇELİKLERİNDE KÖKLENME VE KÖK GELİŞİM PERFORMANSININ GENOTİPE BAĞLI DEĞİŞİMİ
13th INTERNATIONAL CUKUROVA AGRICULTURE AND VETERINARY CONGRESS, Adana, Türkiye, 21 Eylül 2026, ss.128-129, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Adana
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.128-129
- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Çelikle çoğaltım, seçilmiş genotiplerin özelliklerinin korunarak klonal olarak çoğaltılmasına olanak sağlayan önemli bir vejetatif çoğaltma yöntemidir. Ancak çeliklerin köklenme ve fidan oluşturma başarısı genotipe bağlı olarak önemli farklılıklar gösterebilmekte ve bu durum klonal fidan üretiminin etkinliğini sınırlandırabilmektedir. Bu çalışmada, farklı çay genotiplerinin aynı köklendirme koşulları altındaki çoğaltma başarısı ve kök gelişim performanslarının karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışmada CIN-1, SEAKARI, TUGLALI, 53 ME 265, 28 TI 09, 53 CE 279, 53 AD 83 ve 53GU 40 olmak üzere sekiz çay genotipi/çeşidi kullanılmıştır. Her genotipten 48 adet tek boğumlu yaprak-göz çeliği hazırlanmış; çeliklerin bazal kısımlarına hızlı daldırma yöntemiyle 4000 mg L⁻¹ IBA uygulanarak torf:vermikülit (3:1, v/v) ortamında kontrollü sera koşullarında köklendirilmiştir. Genotiplerin performansları çoğaltma başarısı (%), kök gelişim düzeyi (1–5), kök uzunluğu (cm) ve kök ağırlığı (g) esas alınarak değerlendirilmiştir. Kök gelişim düzeyinin belirlenmesinde kök sisteminin genel gelişim durumunu esas alan beş seviyeli bir skorlama sistemi kullanılmıştır. Çelikle çoğaltma başarısının genotiplere göre belirgin şekilde değiştiği; 53 ME 265 ve 53 GU 40 genotiplerinin yüksek çoğaltma başarısıyla öne çıktığı, CIN-1'in ise daha düşük başarı gösterdiği belirlenmiştir. Kök gelişim düzeyi bakımından genotip etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur (p = 0.008). Buna karşılık kök uzunluğu bakımından genotipler arasında istatistiksel olarak önemli bir farklılık belirlenmemiştir. Bu sonuçlar, aynı köklendirme ortamı ve IBA uygulaması altında yetiştirilen çay çeliklerinin köklenme ve kök gelişim performanslarının genotipe bağlı olarak değişebildiğini göstermektedir. Sonuç olarak, çayda klonal fidan üretiminde genotiplerin köklenme kapasitesinin dikkate alınması gerektiği ve yüksek çoğaltma başarısı ile güçlü kök gelişimi gösteren genotiplerin belirlenmesinin etkin fidan üretimi açısından önemli olduğu ortaya konulmuştur. Elde edilen sonuçların, çayda genotipe özgü çoğaltma protokollerinin geliştirilmesine ve klonal fidan üretiminin yaygınlaştırılmasına katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.
Propagation by cuttings is an important vegetative propagation method that enables selected genotypes to be clonally multiplied while preserving their desirable characteristics. However, rooting ability and subsequent seedling establishment may vary considerably among genotypes, which can limit the efficiency of clonal plant production. This study aimed to compare the propagation success and root development performance of different tea genotypes under the same rooting conditions. Eight tea genotypes/cultivars, namely CIN-1, SEAKARI, TUGLALI, 53 ME 265, 28 TI 09, 53 CE 279, 53 AD 83, and 53 GU 40, were used in the experiment. For each genotype, 48 single-node leaf-bud cuttings were prepared. The basal ends of the cuttings were treated with 4000 mg L⁻¹ IBA using the quick-dip method and rooted in a peat (3:1, v/v) substrate under controlled greenhouse conditions. Genotypic performance was evaluated based on propagation success (%), root development score (1–5), root length (cm), and root weight (g). Root development was assessed using a five-point scoring scale based on the overall development of the root system. Propagation success differed noticeably among genotypes. The genotypes 53 ME 265 and 53 GU 40 showed relatively high propagation success, whereas CIN-1 exhibited a lower success rate.The effect of genotype on root development score was statistically significant (p = 0.008). In contrast, no statistically significant differences among genotypes were observed for root length. These findings indicate that the rooting and root development performance of tea cuttings may vary according to genotype even when they are grown under the same rooting medium and IBA treatment. In conclusion, the rooting capacity of individual genotypes should be considered in clonal tea plant production. Identifying genotypes with high propagation success and well-developed root systems may contribute to more efficient nursery production. The results may also provide a basis for developing genotype-specific propagation protocols and for promoting the wider use of clonal propagation in tea.