Çocukların Cinsel İstismardan Korunmasında Çocuk Adalet Sisteminin Önleyici Fonksiyonu


KARATAŞ Z.

Türkiye Sosyal Hizmet Araştırmaları Dergisi, cilt.2, ss.130-147, 2018 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 2 Konu: 2
  • Basım Tarihi: 2018
  • Dergi Adı: Türkiye Sosyal Hizmet Araştırmaları Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.130-147

Özet

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre; çocuğun kendisinin tam olarak kavrayamadığı, onay vermesi mümkün olamayacak veya gelişim düzeyi açısından hazır olmadığı ya da toplumun değerlerini ihlal eden bir cinsel etkinliğe dâhil edildiği her türlü davranış “cinsel istismar” olarak tanımlanmaktadır. Cinsel haz alma amacıyla bir başkası tarafından çocuğa uygulanan her türlü eylem bu kapsamda değerlendirilmektedir. Tecavüz, ensest, fuhuş, teşhircilik, çocuk pornografisi, cinselliği kışkırtan konuşmalar, cinsel ilişki içeren film seyrettirme, cinsel organlara dokunma gibi pek çok eylem cinsel istismar olarak nitelendirilmektedir.

Nedenleri oldukça karmaşık olan çocuk cinsel istismarı, kısa ve uzun vadede psiko-sosyal yönden olumsuz sonuçların yaşanmasına, bireyin yaşam kalitesinin ve sosyal işlevselliğinin bozulmasına neden olan ciddi bir sosyal problemdir. Açığa çıkarılması zor olan cinsel istismar vakalarının tespit edilenden daha yaygın olduğu tahmin edilmektedir. Her cinsel istismar vakasının kendine özgü yönleri olsa da risk ve koruyucu faktörler arasında denge sağlanarak erken tanı ve müdahalede bulunmak mümkündür. Bu çalışmada cinsel istismarda önleyici sosyal hizmet müdahalesinin önemi vurgulanacaktır.

Cinsel istismarın genellikle aile içi, aileye yakın kişiler ya da çocuğun tanıdığı kişiler tarafından gerçekleştirildiği bildirilmektedir. Her sosyo-demografik düzeyde görülme ihtimali olan cinsel istismarın, özellikle küçük yaştaki çocuklar tarafından fark edilmesi veya ifade edilmesi oldukça zor olmaktadır. Bazen çocuklar istismarı fark etseler bile çok çeşitli nedenlerden dolayı dile getirememektedirler. Çocuklar tehdit altında olduklarını hissettiklerinde, baskı yapıldığında, korktuklarında veya anlayışla karşılanmayacaklarını hissettiklerinde yaşadıkları bu travmatik olayı inkâr edebilmektedirler.

Çocuğun cinsel istismara maruz kalmasına neden olan riskler çocukluk döneminde sağlıklı gelişimi olumsuz etkileyerek çocuğun gelişiminde geri dönülemeyecek izler bırakmakta ve olumlu gelişim fırsatlarının kaçırılmasına neden olmaktadır. Bu nedenle risklerin önceden tespit edilebilmesi için bütüncül bir erken tanı sistemine ihtiyaç duyulmaktadır. 0-18 yaş arası çocuklar sağlık, eğitim, çalışma, güvenlik ve bakım gibi alanlarda ilgili kurumlar tarafından takip edilmektedir. Buna rağmen kurumların yapısal sorunları ve yaklaşım farklılıkları nedeniyle cinsel istismarın erken tanılanmasında güçlükler yaşanmaktadır.

Bu makalede cinsel istismar vakaları üzerinden, kurumlar ve meslekler arası işbirliği ve eşgüdüme dayalı bildirim ve müdahale fonksiyonlarına sahip koruyucu-önleyici hizmetlerin nasıl yapılandırılacağı tartışılacaktır.

According to the World Health Organization, sexual abuse is defined as any act in which a child is involved in a sexual activity that he or she cannot fully comprehend, is unable to give their consent to or is not ready for in terms of development level, or violates the values of society. Any behavior towards the child for the purpose of sexual pleasure is considered within this scope. Many acts such as rape, incest, prostitution, exhibitionism, child pornography, sexual incitement, making children watch movies with sexual intercourse, and touching sexual organs are described as sexual abuse.

Child sexual abuse whose reasons are rather complicated is a serious social problem which causes negative psychological and social consequences in short and long term and which leads to a deterioration of the quality of life and social functioning of individuals. It is estimated that cases of sexual abuse, which are difficult to be revealed, are more prevalent than those detected. Although each sexual abuse case has its own unique aspects, it is possible to achieve early diagnosis and intervention by providing a balance between risk and protective factors. In this study, the importance of preventive social service intervention in sexual abuse will be emphasized.

It is reported that sexual abuse is usually performed by family members, persons close to the family, or persons known to the child. Sexual abuse, which is likely to be experienced at every socio-demographic level, is quite difficult to be recognized or expressed especially by young children. They sometimes recognize sexual abuse but cannot mention it for a variety of reasons. Children can deny this traumatic event they have experienced when they feel threatened, they are pressured, they are scared, or they feel they will not be met with understanding.

Risks that cause children to be exposed to sexual abuse negatively affect healthy development in childhood and lead to irreversible impacts on their development and to missed opportunities for positive development. Therefore, a holistic early diagnosis system is needed in order to determine the risks in advance. Children aged between 0 and 18 are monitored by relevant institutions in areas such as health, education, work, security and care. However, some difficulties are encountered in early diagnosis of sexual abuse due to the structural problems of institutions and differences in approach.

In this article, how protective and preventive services having cooperation and coordination based reporting and intervention functions can be structured will be discussed through sexual abuse cases.