Treatment of advanced bone defect with leukocyte and platelet-rich fibrin: A case report


Arslan H., Yorgancılar N., Zihni Korkmaz M., Ünlü G.

RTEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Uluslararası Diş Hekimliği Kongresi , Rize, Turkey, 5 - 07 May 2023, pp.302-303

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Rize
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.302-303
  • Recep Tayyip Erdoğan University Affiliated: Yes

Abstract

PP-46 Treatment of advanced bone defect with leukocyte and platelet-rich fibrin: A case report

Hatice Arslan, Nur Yorgancilar, Meltem Zihni Korkmaz, Gülsüm Ünlü

Recep Tayyip Erdogan University, Faculty of Dentistry, Department of Periodontology, Rize, Turkey

Introduction and Aim: Leukocyte and platelet-rich fibrin (L-PRF) is a platelet concentration that is involved in wound healing and immunity, and contains all components of the blood. LPRF has the property of polymerizing naturally and slowly during centrifugation. L-PRF contains almost all of the platelet count in the blood. Growth factors such as transforming growth factor-beta (TGF-b), vascular endothelial growth factor (VEGF) and platelet-derived growth factor-AB (PDGF-AB) are released slowly from L-PRF for 7 days. The presence of growth factors in high concentrations during this period allows L-PRF to stimulate the wound healing area. The aim of this case report is to present the treatment of severe bone defect with L-PRF.

Case Report: : A 26-year-old, systemic healthy female patient was applied to our clinic with complaints of mobility in her teeth and spontaneous bleeding. Mobility was re-evaluated in the control sessions after Phase I periodontal treatment of the patient who was diagnosed with periodontitis with molar-incisor pattern. In the re-examination, the regions that needs periodontal surgery were determined and flap surgery was planned. Appropriate bone defects were treated with hard tissue grafts. Severe mobility in tooth 31 was reduced by fiber splint. Since advanced bone defect is not suitable for hard tissue grafting, L-PRF obtained from the patient's blood by centrifugation method was placed in the defect area. The flap was closed primarily with 4.0 prolene sutures. Periodontal seal was placed to protect the wound area during the healing period. One week later, the periodontal seal and sutures were removed.

Conclusions: Fiber splint for reducing mobility and L-PRF for increasing wound healing potential supply successful treatment results.

Keywords: L-PRF, flap, splint

PS-46 İleri derece kemik defektinin lökosit ve trombositten zengin fibrin ile tedavisi: olgu sunumu

Hatice Arslan, Nur Yorgancılar, Meltem Zihni Korkmaz, Gülsüm Ünlü

Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Periodontoloji Ana Bilim Dalı, Rize, Türkiye

Giriş ve Amaç: Lökosit ve trombositten zengin fibrin (L-PRF) , yara iyileşmesi ile bağışıklıkta görev alan ve kana ait tüm bileşenleri içeren bir trombosit konsantrasyonudur. L-PRF santrifüj sırasında doğal ve yavaş bir şekilde polimerize olma özelliğine sahiptir. L-PRF’nin kanda bulunan trombosit sayısının neredeyse tamamını içermektedir. Transforme edici büyüme faktörü-beta (TGF-b), vasküler endotelyal büyüme faktörü (VEGF) ve trombosit kaynaklı büyüme faktörü-AB (PDGF-AB) gibi büyüme faktörlerinin 7 gün boyunca L-PRF ’den yavaş olarak salınmaktadır. Bu sürede büyüme faktörlerinin ortamda yüksek konsantrasyonlarda bulunması, L-PRF’nin yara iyileşmesinin gerçekleştiği ortamı uyar masını sağlar. Bu vaka raporunun amacı ileri derecede kemik defektinin L-PRF ile tedavisini sunmaktır.

Olgu Sunumu: 26 yaşında, sistemik sağlıklı, kadın hasta dişlerinde mobilite, spontan kanama şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Molar-keser paternli periodontitis teşhisi konulan hastaya Faz I periodontal tedavi yapılmasından sonra kontrol seanslarında mobilite tekrar değerlendirildi. Yapılan tekrar muayenede periodontal cerrahi ihtiyacı olan bölgeler tespit edilerek flep cerrahisi planlandı. Uygun olan kemik defektleri sert doku greftleri ile tedavi edildi. 31 numaralı dişteki ileri derecede mobilite fiber splint yardımıyla azaltıldı. Var olan ileri derece kemik defekti sert doku grefti için uygun olmadığından hastanın kanından santrifüj yöntemi ile elde edilen L- PRF defekte yerleştirildi. Flep 4.0 prolen süturlar ile primer kapatıldı. İyileşme döneminde yara bölgesini korumak amacıyla periodontal pat yerleştirildi. 1 hafta sonra periodontal pat ve süturlar alındı.

Sonuç: Mobilitenin kontrol altına alınmasında fiber splint, yara iyileşme potansiyelinin arttırılmasında L-PRF başarılı tedavi sonuçları vermektedir.

Anahtar Kelimeler: L-PRF, flep, splint