IS IT AN ADVANTAGE OR A DISADVANTAGE TO APPLY D-PPİ MONTHLY CHANGE RATIO INSTEAD OF LATE FEE CHARGE TO THE ORIGINALS OF ACCOUNT RECEIVABLES TO BE SUSPENDED ACCORDING TO LAW NO. 6183 CLAUSE 48/A?


Creative Commons License

Olgun İ.

Vergi Raporu, no.261, pp.94-102, 2021 (Other Refereed National Journals)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2021
  • Title of Journal : Vergi Raporu
  • Page Numbers: pp.94-102

Abstract

In Law No. 6183 clause 48/A, on the Procedure for the Collection of Public Account Receivables, the establishment of the postponement of the debts of taxpayers compliant with the tax is regulated. In this context, the President has been authorized to calculate a different amount based on the monthly change rates of the D-PPI  announced by TÜİK each month, instead of the late fee charge, for the receivables to be suspended. The Council of Ministers has used this authority given to it with the decision of the Council of Ministers numbered 2018/11284. Accordingly, within the scope of clause 48/A, it has been decided to calculate the D-PPI amount based on the D-PPI monthly change rates for the period from the due date of the receivable until the date of the suspension application date (excluding this date), instead of the late fee charges required to be applied to the originals of the receivables to be suspended.

This adhibition, which is regulated in favour of taxpayers, turns into an application against taxpayers with the emergence of an inflationary environment. In our article, in which how this situation against the taxpayers arises is explained with examples, in order not to adversely affect taxpayers who are disadvantaged due to the inflationary environment, recommendations on making calculations optional for taxpayers according to the D-PPI monthly change rates and allowing taxpayers to use the option in their favour are made.


6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun m.48/A’da, vergiye uyumlu mükelleflerin borçlarının tecili müessesesi düzenlenmektedir. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı’na, tecil edilecek alacaklara gecikme zammı yerine TÜİK’in her ay için açıkladığı Yİ-ÜFE’nin aylık değişim oranlarını esas alarak farklı bir tutar hesaplatma yetkisi verilmiştir. Bakanlar Kurulu kendisine verilen bu yetkiyi 2018/11284 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile kullanmıştır. Buna göre, m.48/A kapsamında tecil edilecek alacakların asıllarına uygulanması gereken gecikme zamları yerine, alacağın vade tarihinden, tecil başvuru tarihine kadar (bu tarih hariç) geçen süre için Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak Yİ-ÜFE tutarı hesaplanması kararlaştırılmıştır.

Mükelleflerin lehine olarak düzenlemiş olan bu uygulama enflasyonist bir ortamın ortaya çıkmasıyla birlikte mükelleflerin aleyhine olan bir uygulama haline dönüşmektedir. Mükelleflerin aleyhine oluşan bu durumun nasıl ortaya çıktığının örneklerle açıklandığı makalemizde, enflasyonist ortam sebebiyle dezavantajlı hale gelen bu uygulamadan vergiye uyumlu mükelleflerin olumsuz etkilenmemesi için, Yİ-ÜFE aylık değişim oranlarına göre hesaplama yapılmasının mükellefler açısından seçimlik bir hale getirilmesi ve mükelleflerin lehlerine olan seçeneği kullanmalarına izin verilmesi önerileri getirilmektedir.