Hilmi Ziya Ülken’in Yarım Adam Romanı ile Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur Romanı Üzerine Karşılaştırmalı Bir Okuma


Creative Commons License

Aslan İ.

II. Uluslararası Edebiyat Dil ve Eğitim Araştırmaları Sempozyumu, Ankara, Türkiye, 6 - 09 Kasım 2025, ss.19-20, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Ankara
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.19-20
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Edebiyat her ne kadar bireylerin kendi varoluş hikayeleri üzerine inşa ediliyor olsa da netice itibariyle birikerek de ilerleyen bir alandır. Bu birikim, farklı yazarların birbirlerini etkilemeleri, kendilerinden öncekileri taklit etmeleri veya geçmişi eleştirerek yeni bir anlayış ortaya koymaları şeklinde tezahür edebilir. Bununla birlikte edebi birikimi oluşturan önemli parametrelerden biri de yazar dostluklarıdır. Bu dostluklar kimi zaman edebi bir akım oluşturacak kadar kalabalık ve etkili olabileceği gibi, kimi zaman çok daha naif bir şekilde gerçekleşen bireysel hikayelere dönüşebilir. Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962) Türk edebiyatında sesi en gür çıkan yazarlardan biridir. Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Beş Şehir gibi eserleri sadece geniş bir okur kitlesi yakalamakla kalmamış; üniversitelerde ders kitabı olarak yer almış ve edebiyat araştırmacıları tarafından dikkatle incelenmiştir. Tanpınar’la aynı yıl dünyaya gelen Hilmi Ziya Ülken (1901-1974) kuşkusuz edebiyatçı kimliğiyle ön plana çıkmış bir yazar değildir. Oysaki Ülken aynı zamanda çeşitli dergilerde şiirleriyle yer almış; sadece ikisini yayınlayabildiği sekiz romanlık bir roman dizisi yazmaya koyulmuş bir edebiyat insanıdır. Bu çalışmada Hilmi Ziya Ülken’in 14 Ekim 1936-12 Şubat 1937 tarihleri arasında Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen ve ilk kez 1941 yılında Şirketi Mürettibiye Basımevi tarafından kitap olarak yayımlanan Yarım Adam romanı ile Ahmet Hamdi Tanpınar’ın 22 Şubat 1948-2 Haziran 1948 arasında yine Cumhuriyet gazetesinde tefrika edilen ve ilk kez 1949 yılında Remzi Kitabevi tarafından kitap olarak yayımlanan Huzur romanı arasındaki içerik ve üslup benzerlikleri üzerinde, içerik analizi yöntemi kullanılarak durulacaktır. Her ne kadar ilk kez okurla buluştukları, yani tefrika edildikleri tarihler arasında 10 yılı aşkın bir zaman dilimi olsa da iki roman arasında karakterler, tarihsel arka plan, üslup, akış vb. gibi öğelerde belirgin benzerlikler vardır. Çalışmamız romanlar arasındaki benzerlikleri iki yazar arasındaki ilişkiyi de göz önünde bulundurarak örneklerle açıklamayı amaçlamaktadır.

Literature is constructed not only upon the existential narratives of individuals but also as a field that develops cumulatively over time. Such accumulation may manifest through writers’ influence on one another, their imitation of predecessors, or the articulation of new perspectives by critically engaging with the past. Among the significant parameters shaping this literary accumulation are the friendships between writers. These relationships may at times expand into circles influential enough to generate literary movements, while at other times they remain more modest, unfolding as personal and intimate narratives.

Ahmet Hamdi Tanpınar (1901–1962) stands as one of the most resonant voices in Turkish literature. His works, including HuzurSaatleri Ayarlama Enstitüsü, and Beş Şehir, not only reached a wide readership but also entered university curricula and became the subject of extensive scholarly inquiry. Hilmi Ziya Ülken (1901–1974), born in the same year as Tanpınar, is by no means primarily recognized for his literary persona. Nevertheless, Ülken contributed poems to various journals and embarked on a novel series of eight volumes, of which only two were published.

This study focuses on the similarities of content and style between Hilmi Ziya Ülken’s novel Yarım Adam, serialized in Cumhuriyet newspaper between 14 October 1936 and 12 February 1937 and first published in book form by Şirketi Mürettibiye Press in 1941, and Ahmet Hamdi Tanpınar’s Huzur, serialized in the same newspaper between 22 February 1948 and 2 June 1948 and first published by Remzi Publishing House in 1949. Although more than a decade separates the initial appearances of these novels in serialized form, they display notable parallels in characters, historical background, style, and narrative flow. The aim of this paper is to demonstrate these similarities through concrete examples, while also considering the intellectual relationship between the two authors.