YAŞLI ÇAY PLANTASYONLARININ YENİLENMESİ: ÖNEMLİ ÜRETİCİ ÜLKELERİN DENEYİMLERİ VE TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK YAKLAŞIMLAR


Öztürk G., Yazıcı K.

13th INTERNATIONAL CUKUROVA AGRICULTURE AND VETERINARY CONGRESS, Adana, Türkiye, 21 Eylül 2026, ss.130-131, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Adana
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.130-131
  • Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Çay (Camellia sinensis), dünya genelinde hem kültürel miras hem de ekonomik kalkınma açısından önemli bir tarım ürünüdür. Ancak iklim değişikliği, hastalık ve zararlılar, toprak özelliklerinin zaman içerisinde bozulması ve yaşlanan çay plantasyonları gibi faktörler, çay üretiminde verim ve kalite kayıplarına yol açmaktadır. Özellikle ekonomik ömrünü tamamlamış olan yaşlı çay bahçelerinde, üretim maliyetlerinin artması ve kalite düşüşü gibi sorunlar sürdürülebilir üretimi tehdit etmektedir. Bu bağlamda çay bahçelerinin gençleştirilmesi veya yeniden tesisi gerekliliği ön plana çıkmıştır. Yaşlı çay plantasyonlarının yenilenmesine yönelik uygulamalar; mevcut bitkilerin gençleştirilmesinin yanı sıra, ekonomik ömrünü tamamlamış plantasyonların genetik olarak üstün çeşit veya klonlarla yeniden tesis edilmesi, vejetatif çoğaltılmış fidanların kullanılması, dikim sistemlerinin mekanizasyona uygun şekilde düzenlenmesi ve modern budama, hasat, besleme ve toprak yönetimi uygulamalarının benimsenmesini kapsamaktadır. Çin, Hindistan, Sri Lanka ve Kenya gibi başlıca üretici ülkeler, plantasyonların yaşlanmasına bağlı sorunların azaltılmasına yönelik farklı yenileme ve yeniden tesis stratejileri uygulamaktadır. Türkiye’de ise çay bahçelerinin büyük bir kısmı tohumla tesis edilmiş olup, bu durum bahçelerde genetik heterojenliğe ve verim, kalite ve yetiştiricilik özellikleri bakımından önemli farklılıklara yol açmaktadır. Ayrıca mevcut bahçe yapısı, dikim düzeni ve bitki sıklığı modern yetiştirme tekniklerinin ve mekanizasyonun etkin kullanımını güçleştirebilmektedir. Bu nedenle, Türkiye’de çay bahçelerinin yenilenmesi; bölge koşullarına uyumlu, yüksek verim ve kalite özelliklerine sahip seçilmiş genotip ve klonların kullanımı, uygun dikim sistemlerinin geliştirilmesi, mekanizasyon ve modern yetiştiricilik tekniklerinin yaygınlaştırılmasıyla bütüncül olarak ele alınmalıdır. Bu çalışmada, Çin, Hindistan, Sri Lanka ve Kenya başta olmak üzere dünya genelindeki önemli çay üreticisi ülkelerin yaşlı çay plantasyonlarını yenileme ve yeniden tesis yaklaşımları karşılaştırmalı olarak incelenmekte ve bu yaklaşımların Türkiye çay tarımına uygulanabilirliği değerlendirilmektedir. Bu karşılaştırmalı değerlendirme ile Türkiye’de yaşlanan çay plantasyonlarının dönüşümüne yönelik genetik materyal seçimi, fidan üretimi, bahçe tesisi, mekanizasyon ve modern yetiştiricilik uygulamalarını kapsayan uzun vadeli ve bütüncül bir stratejik çerçevenin ortaya konulması amaçlanmaktadır.

Tea (Camellia sinensis) is an important agricultural crop worldwide in terms of both cultural heritage and economic development. However, factors such as climate change, diseases and pests, deterioration of soil properties over time, and ageing tea plantations cause losses in yield and quality in tea production. Especially in old tea gardens that have completed their economic lifespan, problems such as increasing production costs and decreasing quality threaten the sustainability of production. In this respect, the need for rejuvenation or re-establishment of tea plantations has become increasingly important. Practices for the renewal of old tea plantations include not only the rejuvenation of existing plants, but also the re-establishment of plantations that have completed their economic life with genetically superior cultivars or clones, the use of vegetatively propagated seedlings, the arrangement of planting systems in accordance with mechanization, and the adoption of modern practices related to pruning, harvesting, fertilization, and soil management.Major tea-producing countries such as China, India, Sri Lanka, and Kenya apply different renewal and re-establishment strategies to reduce the problems caused by ageing plantations. In Türkiye, a large proportion of tea gardens were established from seed, and this has resulted in genetic heterogeneity and considerable differences in yield, quality, and cultivation characteristics within the plantations. In addition, the existing structure of tea gardens, planting patterns, and plant density may make it difficult to effectively use modern cultivation techniques and mechanization. Therefore, the renewal of tea plantations in Türkiye should be considered in an integrated manner, including the use of selected genotypes and clones that are adapted to regional conditions and have high yield and quality characteristics, the development of suitable planting systems, and the wider use of mechanization and modern cultivation techniques. In this study, the approaches used for the renewal and re-establishment of old tea plantations in major tea-producing countries, particularly China, India, Sri Lanka, and Kenya, are comparatively examined, and the applicability of these approaches to tea cultivation in Türkiye is evaluated. With this comparative assessment, it is aimed to present a long-term and integrated strategic framework for the transformation of ageing tea plantations in Türkiye, covering genetic material selection, seedling production, plantation establishment, mechanization, and modern cultivation practices.