TÜRKİYE’DE DIŞ TİCARET HADLERİNİN EKONOMİK BÜYÜME ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: FBARDL VE ASİMETRİK NEDENSELLİK ANALİZİ
23. Uluslararası Ekonometri, Yöneylem Araştırması ve İstatistik Sempozyumu, Manisa, Türkiye, 17 - 19 Eylül 2026, ss.1, (Özet Bildiri)
- Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
- Basıldığı Şehir: Manisa
- Basıldığı Ülke: Türkiye
- Sayfa Sayıları: ss.1
- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Bu çalışmanın amacı, Türkiye’de net dış ticaret hadleri ile reel gayrisafi yurt içi hasıla arasındaki kısa
ve uzun dönemli ilişkiyi incelemek ve bu ilişkinin olumlu ve olumsuz yeniliklere göre farklılaşıp
farklılaşmadığını belirlemektir. Analiz, 2013 yılının birinci çeyreği ile 2026 yılının birinci çeyreği
arasındaki 53 çeyreklik gözleme dayanmaktadır. Modelde istihdam oranı, reel gayrisafi sabit sermaye
oluşumu ve dışa açıklık oranı kontrol değişkenleri olarak kullanılmıştır. Serilerin durağanlığı
geleneksel ve iki yapısal kırılmaya izin veren birim kök testleriyle incelenmiştir. Uzun dönemli ilişki,
yumuşak yapısal değişimleri ve küçük örneklem belirsizliğini dikkate alan Fourier Bootstrap ARDL
yaklaşımıyla sınanmıştır. Katsayıların sağlamlığı alternatif tahmincilerle değerlendirilmiş, işarete
duyarlı öngörü ilişkileri Hatemi-J asimetrik nedensellik testiyle araştırılmıştır. Bulgular, değişkenler
arasında yüzde bir anlamlılık düzeyinde uzun dönemli bir ilişki bulunduğunu göstermektedir. Diğer
değişkenler sabitken net dış ticaret hadlerindeki yüzde birlik iyileşme, reel gayrisafi yurt içi hasılada
yüzde 0,112 artışla ilişkilidir. Bu bulgu alternatif tahminlerde de korunurken aynı çeyreğe ait kısa
dönem katsayısı anlamlı bulunmamıştır. Asimetrik analiz, net dış ticaret hadlerinden reel üretime
doğru tek yönlü ve aynı işaretli Granger öngörüsü belirlemiştir. Negatif bileşenlere ilişkin bulgu yüzde
beş, pozitif bileşenlere ilişkin bulgu yüzde on düzeyinde anlamlıdır. Sonuçlar, dış ticaret hadlerindeki
iyileşmenin reel üretimi uzun dönemde destekleyebileceğini ve olumsuz yeniliklere ilişkin istatistiksel
desteğin daha güçlü olduğunu göstermektedir. Bu çerçevede ithal girdi ve enerji bağımlılığının
azaltılması ile yüksek katma değerli ihracatın desteklenmesi önem taşımaktadır.