TİCARİ İŞLEMLERDE TAŞINIR REHNİ ALACAKLISI LEHİNE TANINAN DENETLEME YETKİSİNİN KONUT VE ÇATILI İŞYERİ KİRALARINDA KİRAYA VEREN BAKIMINDAN DA DEĞERLENDİRİLMESİ ÜZERİNE BİR HUKUKİ MODEL ÖNERİSİ


Creative Commons License

TOPCAN U.

Ankara Barosu Dergisi, cilt.84, sa.3, ss.1677-1722, 2026 (TRDizin)

Özet

6750 Sayılı Ticari İşlemlerde Taşınır Rehni Kanunu (TİTRK) m. 12/4 kapsamında rehinli alacaklıya tanınan denetleme yetkisi, öğretide büyük ölçüde teslimsiz taşınır rehni sisteminin zorunlu ve işlevsel bir unsuru olarak kabul edilmekte; teminatın değerini koruyan önleyici bir mekanizma olduğu yönünde geniş bir uzlaşı bulunmaktadır. Buna karşılık yetkinin hukuki niteliği, kapsamı ve sınırları bakımından önemli tartışmalar sürmektedir. Bu çalışma, söz konusu denetleme yetkisini esas alarak, Türk Borçlar Kanunu’nda (TBK) kira ilişkisi bakımından ortaya çıkan sistematik boşluğu incelemektedir. TBK’da kiracının özenle kullanma, muhafaza ve ayıpları bildirme yükümlülükleri ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olmakla birlikte, bu yükümlülüklerin kiraya verene genel, düzenli ve önleyici bir denetim yetkisi tanıdığı kabul edilmemektedir. Özellikle m. 319’un dar ve kiracı lehine yorumlanması, denetimi ancak istisnai ve gecikmiş müdahale hâllerine indirgemektedir. Bu durum, kiraya verenin çoğu zaman zararı ancak ortaya çıktıktan sonra tespit edebilmesine yol açmaktadır. Çalışmanın temel amacı, TİTRK’de sınırlı ayni hak sahibine tanınan proaktif denetim yetkisinin, daha güçlü bir hakka sahip olan kiraya verene de —ölçülülük ve anayasal güvenceler çerçevesinde— tanınmasının hem mümkün hem de gerekli olduğunu ortaya koymaktır. Bu öneri, yalnızca kira hukukunda kiralananın etkin korunmasına değil, aynı zamanda ticaret hukuku ile borçlar hukuku arasındaki etkileşimin daha tutarlı ve dengeli bir şekilde kurulmasına da hizmet etmeyi amaçlamaktadır.
The inspection right granted to the secured creditor under Art. 12/4 of the Law no. 6750 on Movable Pledges on Commercial Transactions (TİTRK) is widely recognized in doctrine as a necessary and functional part of the non-possessory pledge system, serving as a preventive mechanism to preserve collateral value. However, debates persist regarding its legal nature, scope, and limits. This study uses this inspection right to examine a systematic gap in the Turkish Code of Obligations (TBK) in lease relationships. Although the tenant’s obligations to use, preserve, and report defects are detailed in TBK, they are not understood to grant the landlord a general, proactive right of inspection. The restrictive, tenant-oriented interpretation of Article 319 limits inspection to exceptional, delayed interventions, often leaving the landlord able to detect damage only after it occurs. The main objective is to show that the proactive inspection right granted to a limited real right holder under TİTRK can—and should—be extended to the landlord, within proportionality and constitutional safeguards. This proposal aims not only to ensure effective protection of the leased property but also to promote a more coherent and balanced interaction between commercial law and the law of obligations.