İslam Mantık Tarihinde Eşitlik Kıyasını Aristotelesçi Kıyasa İndirgeme Girişimleri


Creative Commons License

Büyükada S.

İslam Medeniyeti Araştırmaları Dergisi, sa.2026, ss.1-25, 2026 (TRDizin)

Özet

Bu çalışma, eşitlik kıyasının (kıyâsü’l-müsâvât) Aristotelesçi kıyasa indirgenmesi girişimlerini İskender, İbn Sînâ ve Tûsî hattında incelemektedir. “A, B’ye eşittir; B, C’ye eşittir; öyleyse A, C’ye eşittir.” biçimindeki çıkarımlar, sonucun öncüllerden zorunlu olarak çıkmasına karşın Aristotelesçi kıyas şekillerine uymamaktadır. Çalışmada İskender’in birleştirme, İbn Sînâ’nın ikame ve Tûsî’nin eş anlamlılık/muadillik ayrımına dayanan düzenleme stratejileri çözümlenmektedir. Yapılan karşılaştırmalı analiz, üç stratejinin ortak yapısal şablonunu (ön-işlem adımı, aksiyom, standart kıyas) ortaya koymakta ve bu ön-işlem adımının Aristotelesçi çerçevenin kendi kurallarıyla meşrulaştırılamadığını, aksine eşitlik bağıntısının geçişkenlik özelliğine dayandığını göstermektedir. Dolayısıyla düzenleme stratejileri bir indirgeme değil, Aristotelesçi kıyas çerçevesinin bağıntısal çıkarımlar karşısındaki yapısal sınırını görünür kılan bir genişletme niteliği taşımaktadır.
This study examines the attempts to reduce the equivalence syllogism (qiyās al-musāwāt) to the Aristotelian syllogism along the line of Alexander of Aphrodisias, Avicenna, and Ṭūsī. Arguments of the form “A is equal to B; B is equal to C, therefore A is equal to C” necessarily yield their conclusions, yet they do not conform to any figure of the Aristotelian syllogism. The study analyzes Alexander’s condensation strategy, Avicenna’s substitution strategy, and Ṭūsī’s systematization based on the synonymy/equipollence distinction. The comparative analysis reveals a common structural schema across the three strategies (pre-processing step, axiom, standard syllogism) and demonstrates that the pre-processing step cannot be justified by the rules of the Aristotelian framework itself but relies on the transitivity of the equality relation. Accordingly, the adjustment strategies do not constitute a reduction but rather an expansion that renders visible the structural limits of the Aristotelian syllogistic framework in the face of relational inferences.