8. ISPEC ULUSLARARASI MODERN BİLİMSEL ARAŞTIRMALAR KONGRESİ , 1 - 08 Temmuz 2025, ss.1-200, (Özet Bildiri)
Teorik olarak silikat veya alümina silikat içeren
herhangi doğal veya endüstriyel malzeme geopolimer hammaddesi olarak
kullanılabilmektedir. Ancak literatürde geopolimer üretiminde uygun teknik
özelliklere sahip olan uçucu kül, yüksek fırın cürufu gibi sanayi yan
ürünlerinin temininin uzun vadeli tedarik açısından garanti edilemeyeceği
belirtilmektedir. Bunun yanında doğal zeolit yataklarının rezerv kapasitelerinin
oldukça yüksek olması, çevre dostu olmaları, ekonomik olmaları, kolay
ulaşılabilir olmaları dolayısıyla geopolimer teknolojisi için umut veren
endüstriyel hammaddeler arasındadır. Yüksek rezerv kapasitesine sahip değerli
bir endüstriyel hammadde olan klinoptilolitler düşük erken dayanım gelişimi
gibi bazı dezavantajlara sahiptirler. Bu noktada ihtiyaç duyulan durum ise
klinoptiloliti geopolimerik yönden aktifleştirmektir. Geopolimerleşme esnasında
alüminosilikat hammaddelerinin sahip olduğu söz konusu dezavantajı aşmak için
genellikle ısıl kür işlemi uygulanmaktadır. Ancak ısıl kür işlemi,
geopolimerlerin yerinde dökülen beton uygulamalarındaki kullanımlarını
sınırlamaktadır. Son yıllarda yapılan çalışmalarda, başlangıç malzemesine belli
oranlarda katkı maddelerinin (uçucu kül, yüksek fırın cürufu, silis dumanı,
Portland çimento, kireç, metakaolin, pozzolan) eklenmesi neticesinde elde
edilen geopolimerlerin erken dayanım değerlerinin iyileştiği ve ısıl kür
işlemine gerek kalmadığı görülmüştür. Eklenen katkı malzemesinin fazların
yüzeysel bağlanma yoluyla geopolimer gel ile etkileşime girip erken dayanımı
iyileştirdiği anlaşılmıştır. Yukarıda verilen bilgilerin ışığı altında yapılan çalışmada
klinoptilolit esaslı geopolimerin termal kür işlemine ihtiyaç duymadan erken
dayanım değerlerini iyileştirmek için geopolimer sistemine katkı maddesi
eklenip, mekanik gelişim açısından incelenmiştir.