STCW-F (Fishing) SÖZLEŞMESİNİN UYGULANMASINA İLİŞKİN KARŞILAŞTIRMALI BİR ÇALIŞMA


Creative Commons License

Çiloğlu E.

INTERNATIONAL SYMPOSIUM OF SCİENTİFİC RESEARCH AND INNOVATIVE STUDIES, Balıkesir, Turkey, 22 - 25 February 2021, vol.1, no.1, pp.419-423

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • Volume: 1
  • City: Balıkesir
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.419-423

Abstract

 ÖZET: Gemi/balıkçı gemisi adamlarının eğitim ve belgelendirmeleri, 7 Temmuz 1978 tarihinde Londra’da Uluslararası Denizcilik Örgütü bünyesinde gerçekleştirilen uluslararası bir konferansta kabul edilen STCW sözleşmesine göre yapılmaktadır. Sözleşme’de devletlerin yerine getirmekle yükümlü oldukları gemi adamlarının eğitim, belgelendirme ve vardiya tutmaları hakkında uluslararası standartlar belirlenmiştir. Sözleşmeye taraf devletler, Sözleşme’nin tam ve etkili bir şekilde uygulanmasını teminen gerekli kanun, yönetmelik gibi tüm yasal ve idari düzenlemeleri yapmakla yükümlü kılınmıştır. 28 Nisan 1984 tarihinde yürürlüğe giren Sözleşme’de, 1995 ve 2010 yıllarında iki defa değişiklikler yapılmıştır. Türkiye, 1992 yılından bu yana STCW sözleşmesine taraftır. Sözleşmenin amacı; milliyetini, kültürünü, dilini ve dinini ayırmaksınız dünya çapında uluslararası tek tip gemi (balıkçı gemiadamı dahil) adamı oluşturmayı hedeflemiştir. Bugün itibarı ile Türkiye’nin kayıtlı yaklaşık 180 bin civarında (balıkçı gemi adamı dahil) adet gemi adamı vardır (2019). Sicile kayıtlı 18.055 adet balıkçı teknesi vardır. Bunlardan 740 adedi ≥ 20 m ve 1651 adedi 12 m ≥ üzeri boydadır. 2019 yılı verilerine göre avcılık yöntemi ile elde edilen (deniz + iç su) balıkçılık miktarı 463.168 ton dur. Fao kayıtlarına göre dünya deniz balıkçılığından elde edilen ürün miktarı 84.4 milyon tondur (2018). Tüm bu balıkçılık faaliyetlerinde balıkçı gemi adamlarının payı büyüktür. Balıkçılık en ölümcül mesleklerden biridir. Hal böyle iken her yıl balıkçı gemilerinde ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanan kazalar olmaktadır. Bu kazalar içinde insan hatasının yani balıkçı gemi adamı hatasının payı büyüktür. Balıkçı gemilerinin emniyeti, IMO’yu ilk kurulduğu yıllardan bu yana meşgul eden bir konu olmuştur. Balıkçı gemileri ile diğer ticari gemiler arasındaki inşa ve dizayn farklılıkları, balıkçı gemilerinin Denizde Can ve Mal Emniyeti sözleşmesi (SOLAS) ve Yükleme Sınırı Sözleşmesi (LOAD LİNE)’a dahil edilmesine engel teşkil etmiştir. Bunun sebepleri arasında ticari gemilerin International Symposium of Scientific Research and Innovative Studies, 22-25 February 2021 420 yüklerini limandan almaları, balıkçı gemilerinin ise denizden almalarıdır. Bu durum gemideki denge unsurunu etkilemekte ve balıkçı gemilerinden emniyetinin sağlanmasında güçleştirici sebep teşkil etmektedir. Balıkçı gemilerinin emniyeti ile ilgili ilk uluslararası konvansiyon olan 24 m ve üzerindeki balıkçı gemilerinin emniyet gerekleri konusunda kararlar alınan “Terremolinos” Konvansiyonu 1977 yılında İspanya’da yapılan bir konferansta meydana getirildi. Bu konvansiyon SOLAS zorunluluklarına paralel olarak balıkçı gemilerinde inşa ve emniyet kurallarını içermektedir. Bu konvansiyona 1993 yılında 10 bölümden oluşan ek protokol hazırlanmıştır. Tehlikelerden korunmak amacıyla gemide çalışan denizcilerin çalışma koşulları ve standartları ILO, IMO kuralları ile STCW’78 Sözleşmesi ve 1995 yılındaki değişikliklerle düzenlenmiştir. Ancak bu düzenlemeler, balıkçı gemilerinin yapılarına tam olarak uygun geliştirilmemiş ve uygulamalarda bazı zorluklar çekilmiştir. Her yıl çok ciddi can kayıplarının yaşanması da sadece balıkçı gemilerini ilgilendiren bir sözleşmenin geliştirilmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. STCW sözleşmesnin amacı, balıkçı gemisi adamlarının uluslararası zorunlu emniyet standartına kavuşmasını sağlamaktır. STCW-F Sözleşmesi, 15 maddeden, teknik düzenlemeleri içeren 1 ek, toplamda 3 ek ve 9 karardan oluşur. Sözleşme, ülkelerin karşılamak veya aşmak zorunda olduğu, denizde seyreden balıkçı teknelerinin mürettebatı için sertifika ve asgari eğitim şartlarını belirler. Ek’indeki Bölüm I “Genel hükümler” i içerir ve Bölüm II “Kaptanların, balıkçı gemi adamlarının, mühendislerin ve telsiz operatörlerinin sertifikasyonu” ile ilgilidir. Bölüm III, tüm balıkçı teknesi personeli için temel güvenlik eğitimi gereksinimlerini özetlemektedir. Bu bağlamda, balıkçı teknesi personeli, herhangi bir gemide görevlendirilmeden önce temel eğitim veya talimat alacak ve zorunlu alanlarda uygun yeterlilik standardını karşılayacaktır. STCW-F Sözleşmesi’ne hali hazırda 14 devlet taraf olmuştur. Bunların büyük çoğunluğu balıkçılık şartlarının zor olduğu Kuzey Avrupa ülkeleridir. Sözleşmeye taraf olmadan önce gerekli eğitimleri balıkçı gemi adamlarına vermişlerdir. Türkiye’de balıkçı gemilerinde çalışan gemi adamlarının büyük bir çoğunluğu balıkçı gemilerindeki operasyonlarla ilgili hiçbir eğitim almadan denize çıkmakta, gerekli bilgileri gemide çalışarak edindikleri tecrübelerle sağlamaktadırlar. Bu da denizlerde balıkçılık esnasında bilgi eksikliğinden dolayı kazalara sebebiyet vermektedir. Buna ilaveten balıkçılarımızın, gerek ulusal gerekse uluslararası mevzuat hakkında yeterli bilgiye sahip olmadıkları bilinmektedir. Türkiye’de balıkçı gemisi kaptanı olabilmek için gerekli hususlar; Gemi adamları ve Kılavuz Kaptanlar Eğitim ve Sınav Yönergesinde belirtilmiştir. International Symposium of Scientific Research and Innovative Studies, 22-25 February 2021 421 STCW- F sözleşmesinden sonra meydana gelecek durumda ise; ek bazı sınav, sağlık belgeleri, asgari çalışma tecrübeleri gibi ek zorunlukluklar vardır. Bu sözleşmeye taraf olmak için Türkiye’nin balıkçı gemisi adamlarına eğitmesi gerekmektedir. STCW-F Sözleşmesi’ne taraf olunmasıyla birlikte kazaların, ölüm ve yaralanmaların oldukça azalacağı ve standartların yükseleceği ve ülkemizdeki balıkçılık sektörünün her açıdan daha bilinçli olacağıdüşünülmektedir.

Keywords: Stcw, Seaman, Fishing Code, Fisheries, Seaman training, Imo