Kişisel Verilerin Hukuki Mahiyeti Üzerine Kişilik Hakkı Görüşünün Yeniden Değerlendirilmesi
SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ, cilt.16, sa.1, ss.573-613, 2026 (TRDizin)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 16 Sayı: 1
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.52273/sduhfd..1908444
- Dergi Adı: SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ DERGİSİ
- Derginin Tarandığı İndeksler: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Sayfa Sayıları: ss.573-613
- Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Kişisel veri, en yalın tanımıyla “gerçek kişiyi belirli veya belirlenebilir kılan her türlü bilgi” olarak ifade edilmektedir. İnsanlık tarihi boyunca kişiyle ilişkilendirilebilir bilgiler her zaman var olmuşsa da, bu kavramın günümüzde hukukun merkezi öznelerinden biri haline gelmesi, teknolojik gelişmelerin veri işleme yöntem ve kapasitelerinde yarattığı devasa artışla doğrudan ilintilidir. Modern hukuk sistemlerinde kişisel verilerin korunması, yalnızca bir gizlilik meselesi değil; bireyin kendi verileri üzerindeki kontrolünü elinde tutarak kişiliğini serbestçe geliştirmesine olanak tanıyan bir mekanizma olarak konumlandırılmaktadır. Kişisel verilerin hukuki mahiyetinin tespiti, sadece doktrinel bir tartışma sahası açmakla kalmamakta; aynı zamanda verilerin hukuka aykırı işlenmesi durumunda veri sorumlusunun sorumluluğuna uygulanacak hukuki rejimin tayini bakımından da kritik bir önem arz etmektedir. Bu çalışmada, kişisel verilerin mahiyetine ilişkin Amerikan menşeli ekonomik yaklaşımlar ile Avrupa menşeli insan hakları yaklaşımları mukayeseli bir perspektifle ele alınacaktır. Özellikle Türk hukuku bağlamında kişisel verilerin, özel hayatın gizliliğinin dar sınırlarını aşan ve bağımsız bir hak iddiasından ziyade, tekil ve kapsayıcı bir “kişilik hakkı”nın görünümü olarak kabul edilmesi gerektiği görüşü savunulacaktır.
Personal data, in its simplest definition, is expressed as “any information relating to an identified or identifiable natural person.” Although information linkable to individuals has existed throughout human history, the fact that this concept has become one of the central subjects of law today is directly correlated with the massive increase in data processing methods and capacities brought about by technological advancements. In modern legal systems, the protection of personal data is positioned not merely as a matter of privacy, but as a mechanism that enables individuals to freely develop their personality by maintaining control over their own data. The determination of the legal nature of personal data does not only open a field for doctrinal debate; it also carries critical importance in terms of designating the legal regime applicable to the liability of the data controller in cases of unlawful processing. In this study, US-based economic approaches and European-based human rights approaches regarding the nature of personal data will be addressed from a comparative perspective. Specifically, within the context of Turkish law, the thesis will be argued that personal data should be regarded as a manifestation of a singular and comprehensive “right of personality”, rather than an independent claim of right that transcends the narrow boundaries of the privacy of private life.