Fakoemülsifikasyon cerrahisinde 3,0 mm ve 4,1 mm kornea kesilerinin astigmatizma üzerine etkisi


FINDIK H. , oba e., gülkılık g. i. , arslan b.

Türk Oftalmoloji Dergisi, cilt.40, ss.34-38, 2010 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Cilt numarası: 40
  • Basım Tarihi: 2010
  • Dergi Adı: Türk Oftalmoloji Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.34-38

Özet

Amaç: Fakoemülsifikasyon cerrahisinde dik akstan yapılan 3,0 ve 4,1 mm saydam kornea kesilerinin ameliyat öncesi var olan astigmatizmayı düzeltici etkisini değerlendirmek. Gereç ve Yöntem: Kliniğimizde 3,0 mm saydam kornea kesisi ile fakoemülsifikasyon ameliyatı yapılan 21 hastanın 21 gözü ile (Grup 1), 4,1 mm'den fakoemülsifikasyon gerçekleştirilen 22 hastanın 22 gözü (Grup 2) çalışmaya alındı. Tüm olgularda ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası 7. gün, 30. gün ve 90. günlerde rutin göz muayenesine ek olarak korneal topografik değerlendirmeler yapıldı. Korneal astigmatizmada meydana gelen değişiklikler Naeser'in polar değer yöntemine göre hesaplandı. Sonuçlar: Ortalama yaş 1. Grup'ta 64,33 yıl, 2. Grup'ta 63,00 yıl idi (p>0,05). Ameliyat öncesi astigmatizma Grup 1'de 0,69 D iken, ameliyat sonrası 90. günde 0,58 D'ye geriledi (p<0,01). Grup 2'de ameliyat öncesi 1,66 D olan astigmatizma, ameliyat sonrası 90. günde 1,49 D 'ye geriledi (p<0,01). Naeser'in polar değer yöntemine göre hesaplanan cerrahi uyarılmış astigmatizma değerleri, ameliyat sonrası 7. gün, 30. gün ve 90. günlerde Grup 1'de sırasıyla -0,27 D, -0,26 D, -0,18 D ve Grup 2'de -0,89 D, -0,52 D, -0,26 D olarak saptandı. Bu değerler açısından iki grup arasında 90. günde fark yoktu (p>0,05). Kesilerin ameliyat sonrası 7, 30 ve 90. günlerdeki tork etkileri Grup 1'de sırasıyla -0,031, -0,036, 0,018 ve Grup 2'de -0,004, -0,067, 0,056 oldu. Gruplar arasında tork etkisi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark tesbit edilmedi (p>0,05). Tartışma: Meydana getirdikleri cerrahiye bağlı astigmatizma açısından kıyaslandıklarında, 3,0 mm ve 4,1 mm kesiler arasında 90. günde anlamlı fark olmadığı, ancak 4,1 mm kesi ile daha belirgin olmak kaydıyla, her iki kesi tipinin de cerrahi meridyende düzleşmeye neden olduğu saptandı