Ortaokul öğrencilerinde sosyal ve duygusal öğrenme ile dijital iyi oluş arasındaki ilişkide dijital ortamdaki ahlaki değerlerin aracı rolünün incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Bursa Uludağ Üniversitesi, EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: RABİA ÇOPÜR
Danışman: FATİH CAMADAN
Özet:Bu araştırmanın temel amacı ortaokul öğrencilerinin dijital iyi oluşunun açıklanmasında dijital ortamdaki ahlaki değerlerinin ve sosyal duygusal öğrenmelerinin rolünün incelemektir. Ayrıca, dijital iyi oluş kavramı çeşitli demografik değişkenler açısından ele alınmıştır. Bu araştırma, nicel araştırma yaklaşımına dayalı ilişkisel model çerçevesinde yapılmıştır. Araştırma, 2023-2024 ve 2024- 2025 eğitim-öğretim yıllarında Bursa ilinde bulunan bir ortaokulda öğrenim gören öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 8. Sınıf öğrencilerinden toplam 662 öğrenci katılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, 335 (%50,61) erkek ve 327 (49.39) kadın öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, Kişisel Bilgi Formu, Ortaokul Öğrencilerinin Dijital Ortamda Ahlaki Değerlere Dönük Algıları Ölçeği, Sosyal ve Duygusal Öğrenme Ölçeği ve Dijital İyi Oluş Hali Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde Hayes-Macro analizi, korelasyon analizi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ortaokul öğrencilerinde sosyal ve duygusal öğrenmenin dijital ortamdaki ahlaki değerleri ve dijital iyi oluşu olumlu ve anlamlı şekilde açıkladığı bulunmuştur. Ayrıca, dijital ortamdaki ahlaki değerlerin dijital iyi oluşu olumlu ve anlamlı şekilde açıkladığı tespit edilmiştir. Bununla birlikte, sosyal ve duygusal öğrenmenin dijital iyi oluşu açıklamasında dijital ortamdaki ahlaki değerlerin olumlu ve anlamlı bir aracı rolünün olduğu ortaya koyulmuştur. Araştırmada dijital iyi oluş düzeylerinin cinsiyet değişkenine göre anlamlı farklılık gösterdiği; ancak günlük internet kullanım süresi ve internet kullanım amaçlarına göre anlamlı bir farklılık göstermediği saptanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlar, literatür çerçevesinde değerlendirilmiş ve araştırmacılar ile uygulayıcılara öneriler sunulmuştur.