Dolgu barajlarda şev stabilitesi analizi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İnşaat Mühendisliği (Yl) (Ktü Ortak), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEYMANUR ONAT

Danışman: Murat Yaylacı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Günümüzde artan nüfus ve gelişen teknoloji ile birlikte enerjiye olan ihtiyaç artmaktadır. Artan enerji ihtiyacını karşılamada yenilenebilir enerji kaynakları arasında olan hidroelektrik santrallerin çevre dostu olması, enerji üretim kapasitesinin yüksek olması ve Türkiye'nin coğrafi özelliklerinin baraj yapımına elverişli olmasından dolayı oldukça fazla tercih edilmektedir. Türkiye'de inşa edilen barajların büyük çoğunluğu dolgu barajlar olup bu barajların gövde tasarımında şev stabilite analizinin yapılması oldukça önem arz etmektedir. Şev stabilite analizi dolgu barajların sınır şartlarını belirlemek için kullanılan bir yöntem olup kayma dairesi yöntemi kullanılarak yapıda oluşması muhtemel kayma dairesinin yeri ve o bölgede oluşacak minimum emniyet katsayı değeri bulunmaktadır. Türkiye'nin aktif fay hatları üzerinde olması sebebiyle deprem etkisinin dolgu barajlar üzerinde incelenmesini gerektirmektedir. Çalışmada kil çekirdekli kum çakıl dolgu baraj ile kil çekirdekli kaya dolgu barajın inşaat sonu, işletme ve ani boşalma hallerinin baraj gövdesinin şev stabilite analizi statik durumda ve deprem etkisi altında emniyet katsayıları karşılaştırılmıştır. Baraj gövdesinin geometrisi AutoCAD 2018 programı ile çizilmiş olup stabilite analizleri Rocscience Slide programında yapılmıştır. Tez çalışmasının sonucunda stabilite analizlerinin statik durumda elde edilen emniyet katsayılarının istenen sınırlar arasında olduğu, deprem kuvvetlerinin dikkate alınması durumunda ise elde edilen emniyet katsayılarının bazı durumlarda istenen sınırlar arasında olduğu, bazı durumlarda ise olmadığı görülmüştür. İstenen değerlerin sağlanmadığı durumlar ise deprem ivme değerlerinin büyük olduğu haller ile işletme ve ani boşalma hallerinin çoğunlukta olduğu görülmektedir. Bu durum su kuvvetleri ile deprem kuvvetlerinin yapı üzerindeki etkisinin önemini göstermektedir.