Türkiye'nin Marmara Denizi ve Karadeniz Havzalarında Yayılış Gösteren Alburnus Rafinesque 1820 Cinsinin Taksonomik Açıdan İncelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Su Ürünleri Fakültesi, Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYDIN SARIAHMETOĞLU

Danışman: Cüneyt Kaya

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada, Türkiye'nin Karadeniz ve Marmara denizine dökülen akarsu ve göllerinden 2004-2019 yılları arasında 34 istasyondan toplanmış 894 bireye ait Alburnus populasyonları incelenmiştir. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Zooloji Koleksiyonunda (FFR) bulunan örnekler SAMUS 1000 model taşınabilir elektro şoker cihazı ve uzatma ağları ile toplanmıştır. Çok sayıda istasyondan toplanan örneklerin morfolojik karakterleri değerlendirilmiştir. İncelenen morfolojik karakterlerde, özellikle solungaç diken sayısı, anal yüzgeç dallanmış ışın sayısı ve lateral çizgide bulunan pul sayısı gibi önemli karakterlerde türler arasında belirgin farklılıklar bulunamamıştır. Bu nedenle A. istanbulensis, A. carinatus ve A. schischkovi türlerinin Alburnus derjugini adı altında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Ancak, tüm bu türler Alburnus chalcoides tür grubu içerisinde yer almaktadır. Karadeniz'in acı su özelliği taşıması ve tam bir deniz suyu özelliği göstermemesi, tatlısulara bağımlı popülasyonların izole olmasını engellemiştir. Dolayısıyla, çalışma alanındaki tüm örneklerin A. derjugini olduğu belirlenmiş olsa da bu gruptaki diğer türlerin Türkiye popülasyonları ile türdeş olma potansiyelleri göz önünde bulundurulmalıdır. Çalışmada sadece Türkiye coğrafyasında dağılım gösteren örnekler incelenmiştir, bu nedenle komşu coğrafyalarda dağılım gösteren diğer türlerin de karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesi bu çalışma kapsamında teşvik edilmektedir. Çalışmada elde edilen bulgular, moleküler belirteçlerin yetersiz olduğu durumlarda güçlü morfolojik karakterlerin önemini vurgulamaktadır. Gelecekte, yeni nesil moleküler çalışmaların bu tür grubunun genetik ve ekolojik farklılıklarını daha ayrıntılı şekilde inceleyerek, evrimsel tarihini ve türler arası varyasyonları daha iyi anlamamıza yardımcı olması beklenmektedir.