KORONER ARTER HASTALIĞINI VE ŞİDDETİNİ DEĞERLENDİRMEDE ERİTROSİT ZAR KOLESTEROL MİKTARININ ÖNEMİ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı (Yl), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ESRA PINARBAŞ

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): HÜSEYİN AVNİ UYDU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Ateroskleroz belli bir genetik altyapı ve potansiyel riske sahip kişilerde çevresel risk faktörlerinin de etkisiyle ortaya çıkan en önemli mortalite ve morbitide nedenidir. Ateroskleroz etyolojisini açıklamada ileri sürülen hipotezlerden en çok kabul göreni lipit hipotezi, özellikle hiperkolesterolemidir. Aterosklerotik plak yapısını oluşturan kolesterol daha çok hücre zarında bulunan serbest kolesterol formudur ve bu serbest kolesterolün eritrositlerden köken aldığı ileri sürülmektedir. Bu çalışmada da koroner arter hastalığı (KAH) gösterilmesi ve hastalığın şiddetini tıkalı damar sayısı üzerinden ortaya konmasında eritrosit membran kolesterol (EMK) miktarının katkısının belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma grupları; herhangi bir anjiyografik bulgusu olmayan anjiyo kontrol (n=81) grubu, 1 damarı tıkalı (n=47), 2 damarı tıkalı (n=71) ve 3 damarı tıkalı olan (n=44) gruplar ile hasta gruplarıyla benzer demografik özellikler taşıyan sağlıklı kontrol grubundan (n=49) oluşturulmuştur. Bütün çalışma gruplarında rutin lipit profilleri (TAG, TK, LDL, HDL) ve hsCRP değeri otoanalizörde çalışıldı. EMK değeri ise eritrositlerden Folch ve Stanley metoduna göre yapılan ekstraksiyon sonrası elde edilen ekstraktlarda kolesterol oksidaz metoduna göre belirlendi. Sağlıklı kontrol grubuna göre toplam hasta grubunda, anjiyo kontrol, 1 ve > 1 damar tıkalı gruplarında EMK değeri daha yüksek bulundu (p 0.05). TAG ve hsCRP değerleri ise sağlıklı kontrol grubuna göre toplam hasta grubunda istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p<0.05). Sonuç olarak EMK düzeylerinin anjiyografik bulgulardan bağımsız olarak sağlıklı kontrol grubuna göre bütün hasta gruplarında daha yüksek olduğu gözlenmiştir. EMK düzeylerinin hastalığın şiddeti hakkında yeterli kullanım potansiyeline sahip olmamasına rağmen, KAH gösterilmesinde hsCRP' ye alternatif güçlü bir marker olabileceği düşünülmektedir.