Osmanlı Basınında Çin ve Afganistan Müslümanlarının Temsili: Sırât-ı Müstakîm ve Sebîlürreşâd Örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, İSLAM TARİHİ VE SANATLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NİĞMET ÇALIŞKAN
Danışman: Mehmet Kazdal
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma, II. Meşrutiyet sonrasında Osmanlı entelektüel hayatının başat İslamcı süreli yayınları olan Sırat-ı Müstakim ve onun devamı Sebîlürreşâd'da Çin ve Afganistan Müslümanlarına dair üretilen söylemi içerik analiziyle incelemektedir. Amaç, bu iki derginin sayfalarında şekillenen haber, makale, çeviri, gezi yazısı ve polemik türleri üzerinden Osmanlı kamuoyunun söz konusu coğrafyalara bakışını ve İslamcılık düşüncesinin sınır aşan dayanışma ve tahayyül biçimlerini ortaya koymaktır. Çalışma kapsamında dergilerde yaklaşık 150 metin tespit edilmiş olup bunların 27'si Çin, 59'u Afganistan Müslümanlarıyla doğrudan ilgilidir. Metinler türlerine göre sınıflandırılmış, tematik kodlama ile çözümlenmiştir. Yöntem olarak nitel içerik analizi benimsenmiş; Sırat-ı Müstakim ve Sebîlürreşâd'ın tüm sayıları, İslamcı Dergiler Projesi kapsamında dijitalleştirilmiş edisyonları üzerinden sistematik biçimde taranmıştır. Önce fihristler kullanılarak ilgili metinler toplanmış, ardından ana belirlenmiştir. İkincil literatürle dergilerin yayın politikaları da göz önünde tutularak söylemsel çerçevede tarihsel bağlamına yerleştirilmiştir. Bulgular, iki derginin İslam dünyasına ilişkin ortak bir "kardeşlik ve birlik" dili ürettiğini, ancak vurgularında ince ayrımlar bulunduğunu göstermektedir. Buna göre; Sırat-ı Müstakim'de reformcu, Sebîlürreşâd'da ise daha gelenekçi bir ton öne çıkmıştır. Her iki çizgi de Batı'nın bilim–teknik üstünlüğünün alınabileceğini fakat değerler alanında seçici olunması gerektiğini savunmuştur. Dergi sayfalarında Afganistan başlığında hilafet–ümmet–cihat söylemi ve bağımsızlık mücadelesi merkezi bir yer tutar; örneğin Abdurrahman ve Emanullah Han dönemlerine ilişkin metinlerde seferberlik, ordu ve reform anlatıları sıklaşır. Bununla bağlantılı olarak Çinli Müslümanlara dair yazılarda ise yerel örgütlenme, kimliğin korunması, asimilasyon karşıtı tavır, misyonerlik eleştirisi ve Afganistan'a mali yardım gibi sınır-aşan dayanışma örnekleri dikkat çeker. Sonuç olarak, Sırat-ı Müstakim/Sebîlürreşâd külliyatı, Osmanlı son döneminde "küresel İslam" fikrinin basın üzerinden nasıl kurulduğunu, Çin ve Afganistan örneklerinde duygudaşlık, bilgi dolaşımı ve eylem çağrılarının nasıl örüldüğünü görünür kılar. Bu yönüyle çalışma, hem Osmanlı basın tarihi hem de İslamcılık düşüncesinin uluslararası boyutlarına ilişkin literatür yöntemli bir dergi taraması üzerinden özgün katkı sunmaktadır.