Anterior redüksiyonlu disk deplasmanı semptomatik apikal periodontitisli hastalarda kök kanal tedavisi sonrası postoperatif ağrıyı etkiler mi? Prospektif, yarı deneysel kontrollü çalışma


Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURCU REVİ

Danışman: Edanur Maraş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, anterior redüksiyonlu disk deplasmanı (ARLDD) varlığının, semptomatik apikal periodontitisli bireylerde kök kanal tedavisi (KKT) sonrası gelişen postoperatif ağrı düzeyi üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya; semptomatik apikal periodontitis tanısı alan, vital mandibular birinci veya ikinci molar dişi bulunan ve Temporomandibular Eklem Bozuklukları için Tanı Kriterleri'ne (DC/TMD) göre ARLDD tanısı alan bireyler ile temporomandibular ekleminde herhangi bir patoloji bulunmayan bireyler dahil edilmiştir. Dahil edilme kriterlerini karşılayan ve veri bütünlüğü açısından uygun bulunan toplam 70 hasta analize dahil edilmiş olup, her grupta 35 birey yer almıştır. Tüm endodontik işlemler, aynı klinisyen tarafından standart KKT protokolüne uygun şekilde gerçekleştirilmiştir. Postoperatif ağrı düzeyleri ise, tedavi sonrası 6. saat, 12. saat ile 1., 2., 3., 5. ve 7. günlerde Sayısal Derecelendirme Skalası (SDS) kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: ARLDD grubunda, 6. saat, 12. saat ve 1. gündeki postoperatif ağrı düzeyleri kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur (p 0,05). Postoperatif ağrı ile grup, cinsiyet ve yaş değişkenleri arasında pozitif yönde, zayıf düzeyde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler bulunmuştur (p<0,05). ARLDD grubunda tedavi süresi istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha uzun bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: ARLDD'nin, KKT sonrası erken dönemde postoperatif ağrı düzeylerini artırdığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, temporomandibular eklem hastalıklarının varlığı, ağrı yönetimi ve tedavi planlamasında belirleyici bir faktör olarak ele alınmalıdır.