Obstrüktif uyku apne sendromu hastalığında inflamasyon ve oksidatif stresin bağ dokusu üzerine etkilerinin değerlendirilmesi


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Temel Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLŞAH KÖSE

Danışman: Medeni Arpa

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışmanın amacı, obstrüktif uyku apne sendromu (OUAS) hastalarında inflamasyon ve oksidatif stresin bağ dokusu üzerine etkilerini biyokimyasal parametreler üzerinden değerlendirmek ve bu biyokimyasal belirteçlerin hastalık şiddeti ile ilişkisini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya polisomnografi ile OUAS tanısı konan toplam 70 hasta dahil edildi. Hastalar apne-hipopne indeksi (AHİ) değerlerine göre hafif-orta OUAS (AHİ <30, n=46) ve ağır OUAS (AHİ ≥30, n=24) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Serum örneklerinden inflamatuvar belirteçleri (TNF-α, IL-6), bağ dokusu yıkım ve ekstrasellüler matriks belirteçleri (MMP-2, MMP-9, desmozin, cellular fibronectin (cFN), syndecan-1 (SDC-1)) ELISA yöntemiyle; oksidatif stres belirteçleri (malondialdehit:MDA, glutatyon:GSH) ise spektrofotometrik yöntemle ölçüldü. Gruplar arası karşılaştırmalar uygun parametrik ve non-parametrik testlerle yapıldı. Klinik, polisomnografik ve biyokimyasal parametreler arasındaki ilişkiler Spearman korelasyon analizi ile değerlendirildi. Çoklu ilişkiler network analizleriyle görselleştirildi. Bulgular: Ağır OUAS grubunda inflamatuvar sitokinlerden TNF-α (p=0.037) ve IL-6 (p=0.011) düzeyleri ile bağ dokusu yıkım belirteçlerinden MMP-2 (p=0.010), MMP-9 (p=0.024), desmozin (p=0.015) ve cFN (p=0.001) düzeyleri hafif-orta OUAS grubuna kıyasla anlamlı olarak daha yüksek olarak saptandı. Buna karşılık SDC-1, GSH ve MDA düzeyleri açısından gruplar arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0.05). Polisomnografik parametreler incelendiğinde ağır OUAS grubunda (AHİ≥30) ODI (p<0.001), desatürasyon sayısı (p<0.001), T88 (p<0.001) ve T90 (p<0.001) değerlerinin anlamlı olarak yüksek olduğu; evre 3 uyku süresinin (p<0.001) azaldığı ve evre 2 uyku süresinin (p<0.001) arttığı belirlendi. Korelasyon analizlerinde, OUAS şiddetini yansıtan parametrelerin özellikle MMP-2, MMP-9, desmozin ve cFN ile anlamlı pozitif ilişkiler gösterdiği saptandı. Ayrıca bağ doku belirteçlerinin kendi aralarında güçlü pozitif korelasyonlar sergilediği, network analizlerinde merkezi konumda yer aldığı belirlendi. Bu durum OUAS patofizyolojisinde inflamasyon, hipoksi ve ekstrasellüler matriks yıkımının birbirini tetikleyen bütüncül bir süreç olduğunu düşündürdü. Sonuç: Bu çalışma, OUAS şiddeti arttıkça sistemik inflamasyonun ve bağ dokusu yıkımının belirginleştiğini göstermektedir. Özellikle MMP-2, MMP-9, desmozin ve cFN düzeylerindeki artış, ekstrasellüler matriks yeniden yapılanmasının OUAS patogenezinde önemli bir rol oynadığını düşündürmektedir. Buna karşın oksidatif stres belirteçleri olan GSH ve MDA'nın hastalık şiddetinden bağımsız seyretmesi, kompansatuvar mekanizmalar veya metodolojik faktörlerle ilişkili olabilir. Bulgular, OUAS'nin yalnızca bir solunum bozukluğu değil, inflamasyon ve bağ dokusu metabolizmasındaki değişikliklerle karakterize sistemik bir hastalık olduğunu desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Obstrüktif uyku apne sendromu; inflamasyon; oksidatif stres; matriks metalloproteinazlar; bağ dokusu; desmozin; hücresel fibronectin