Hirfanlı Baraj Gölü (Ankara) balıkçılığının sosyo-ekonomik durumu
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Su Ürünleri (Yl), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: TEMEL ÖZGÜR
Danışman: Ferhat Kalaycı
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Çalışma Hirfanlı Baraj Gölü'nün Ankara ili sınırları içerisinde yer alan 3 su ürünleri avlağında balıkçılık yapan çalışanlarla yüz yüze görüşülerek hazırlanan anketler üzerinden yürütülmüştür. Anketler ile bölge balıkçılığının sosyo-ekonomik durumu, av araçlarının teknik özellikleri ile ilgili bilgiler veri formlarına işlenerek elde edilmiştir. Bölgede balıkçılar tarafından özellikle yoğun olarak sazan (Cyprinus carpio) ve sınırlı sayıda da gümüş balığı (Atherina boyeri) avcılığında kullanılan uzatma ağlarının yanı sıra, yoğun bir şekilde kerevit (Astacus leptodactylus) avcılığı için de pinterler kullanılmaktadır. Sazan avcılığında kullanılan ağların göz açıklıkları 55-90 mm, gümüş avcılığında kullanılan ağların göz açıklıkları ise 4-7,5 mm arasında değişim göstermektedir. Sazan avcılığı yapan balıkçıların 4-10 takım arasında bir ağa sahip oldukları belirlenmiştir. Kerevit avcılığında kullanılan pinterler "D" formunda tek girişli iki venterli ve 5 çemberli olduğu ve kullanılan ağın göz açıklığının 1,5 cm olduğu belirlenmiştir. Ankete katılan çalışanların %72'sinin yaptıkları işten ve elde ettikleri kazançtan memnun oldukları ve yılda 8-9 ay balıkçılık yaptıkları tespit edilmiştir. Çalışanların %68'inin herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmadığı, av sezonu dışında %36'sının herhangi bir işte çalışmadığı belirlenmiştir. Çalışan kişilerin balıkçılığı seçme nedenleri incelendiğinde, %56'sının mesleği, %32'sinin ek gelir ve %12'sinin ise hobi amaçlı olduğu belirlenmiştir. Balıkçılıkta kullanılan teknelerin boylarının %88'i 6,3-6,9 m, %12'si ise 7-7,5 m arasında değişim göstermektedir. Bölge balıkçıları, su ürünleri avlak sahalarında bilinçsiz avcılığın yapıldığını ve denetimlerin yetersiz olduğunu, göldeki kirliliğin her geçen gün arttığını belirtmektedirler. Bu hususların bölge balıkçılığının gelecekte ciddi zarar görmesine ve stoklar üzerinde olumsuz etki yaratmasına neden olacağı değerlendirilmektedir.