Bufo bufo (Linnaeus, 1758) VE Bufo verrucosissimus (Pallas, 1814) TÜRLERİNİN DAĞILIM ÖRÜNTÜSÜ


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Biyoloji Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Simge SUNGUR

Danışman: Serkan Gül

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Anadolu biyocoğrafyasında Bufo cinsine ait karakurbağaları Bufo bufo ve Bufo verrucosissimus olmak üzere iki tür ile temsil edilmektedir. Bu türlerin dağılım örüntüsü önceki yıllarda yapılan çalışmalarda karışıklık göstermesine rağmen son çıkan moleküler çalışma ile bu durum netlik kazanmıştır. Ancak, B. verrucosissimus türünün dağılım sahasının parçalı olması ve B. bufo türü ile allopatriklik göstermesi bu dağılımın nedenlerinin araştırılması gerekliliğini gözler önüne sermektedir. Yapılan bu tez çalışması ile B. bufo ve B. verrucosissimus türlerinin dağılım örüntüsü, çevresel değişkenler ve ekolojik niş modellemesi kullanılarak araştırılmıştır. B. verrucosissimus için yıllık yağış ile en kurak ayın yağışları modelin oluşmasında en yüksek katkı sağlamışken, B. bufo için sıcaklık mevsimselliği değişkeni ön plana çıkmıştır. Yapılan bu çalışmada da B. verrucosissimus türü için en uygun habitatların Kafkasya ve Karadeniz boyunca Türkiye'nin kuzey hattında gözlemlendiği buna ek olarak Akdenizin doğusu ve Levant bölgesinde ise sınırlı uygunluk gösteren alanların var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. B. bufo türünün ise, Anadolu'nun kuzeyinden batısına ve güneyine kadar oldukça uygun habitatlar göstermiş ve hatta bu habitatlar Levent bölgesine kadar uzanmıştır. Sonuçlar, B. verrucosissimus türünün B. bufo türüne kıyasla Anadolu içerisinde daha sınırlı seviyede uygun habitata sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır. Tür dağılımlarındaki benzerlik ise İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgelerinin her iki tür içinde uygun olmayan habitatlar ile sınırlanışıdır. Anadolu'nun bu anlamda bir bariyer etkisinin olduğu düşünüldüğünde, B. bufo ve B. verrucosissimus türleri üzerinde de aynı etkinin var olduğu görülmektedir.