Yaşa bağlı makula dejenerasyonunda aflibercept'in koroid kalınlığına etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞEYMA MATARACI

Danışman: HÜSEYİN FINDIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Yaş tip yaşa bağlı makula dejenerasyonunda yapılan intravitreal Aflibercept enjeksiyonunun 3 yükleme dozu sonrası koroid kalınlığına etkisi Materyal ve Metod: Çalışma, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim Araştırma Hastanesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı'nda gerçekleştirildi. Temmuz 2015 ile Temmuz 2017 tarihleri arasında, yaşa bağlı makula dejenerasyonu tanısı almış, 3 yükleme dozu intravitreal Aflibercept tedavisi uygulanmış, 26 hastanın 26 gözü retrospektif olarak incelendi. Her hastanın enjeksiyon öncesi ve her enjeksiyon sonrası 1. ayda; görme keskinliği, göz içi basıncı, OKT bulguları değerlendirildi. Bu çalışmada hastaların enjeksiyon sonrası görme keskinlikleri, santral foveal kalınlıkları ve koroidal kalınlıkları değişimine bakıldı. Elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirildi Bulgular: Çalışmaya yaş ortalaması 75,27 ± 8,31 yıl olan daha önce hiç tedavi almamış 19 hasta ile, en az altı ay önce herhangi bir anti-VEGF ile tedavi alan 7 hasta dahil edilmiştir. Bu hastaların 16'si klasik tip KNVM, 10'u okült tip KNVM olarak değerlendirildi. Kadın hastaların %69,2'sinin sol gözünde, erkek hastaların ise % 69,2'sinin sağ gözünde lezyon mevcuttu. Gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlıydı. Enjeksiyon sonrasıda 22 hastanın makulası kurumuş olmakla birlikte, 4 hastanın makulası kurumamış olup, devam eden subretinal veya intraretinal sıvısı mevcuttu. Hastaların tedavi öncesi ve sonrası aylık kontrollerinde çekilen EDI-OKT görüntülerinden manuel olarak koroid kalınlığı 7 bölgeden ölçüldü. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası ortalama subfoveal koroidal kalınlık farkı 60,88 μm olup, bu düşüş istatistiksel olarak anlamlıydı. Tedavi öncesi ve tedavi sonrası hem ortalama nazal koroidal kalınlık farkı hem de ortalama temporal koroidal kalınlık farkı istatistiksel olarak anlamlıydı. Ortalama koroid kalınlığı enjeksiyon öncesi dönemle kıyaslandığında enjeksiyon sonrası bütün ölçümlerde anlamlı düşüş gösterdi. Ortalama nazal koroidal kalınlığı değişimi ile ortalama temporal koroidal kalınlıkları değişimleri arasında istatistiksel bir anlam bulunamadı. Koroidal kalınlık düşüşü en fazla 1. enjeksiyon sonrası olduğu görüldü. Diğer aylardaki değişim gittikçe azaldı, fakat bu azalma istatistiksel olarak anlamlı değildir. Tekrarlayan ölçümler analizinde hastaların başlangıç, birinci, ikinci ve üçüncü ay ortalama subfoveal, nazal ve temporal koroid kalınlıkları karşılaştırıldı. Her üç lokasyonda da koroid kalınlıklarının düşüş düzeyi istatistiksel olarak anlamlı olduğu görüldü. Görme keskinliği 6 hastada azalmış, 9 hastada sabit kalmış ve 11 hastada ise artmıştı. Görme keskinliği değişim gruplarında; ortalama koroid kalınlığının değişimi istatistiksel olarak anlamlı bulunamadı. Başlangıçtaki ortalama subfoveal koroid kalınlık, enjeksiyon sonrası makulası kuru kalan ve kalmayan gözler arasında istatistiksel olarak farklılık göstermemiştir. Enjeksiyonların göz içi basıncına hiçbir etkisi olmamıştır. Santral foveal kalınlık enjeksiyonlarla birlikte her ay giderek azaldı. Enjeksiyon öncesine göre santral foveal kalınlıktaki değişim istatistiksel olarak anlamlıdır. Erkeklerde sağ göz tutulumu ve klasik lezyon daha sık, kadınlarda da sol göz tutulumu ve okült tip lezyon daha sık olarak tespit edildi. Fakat gruplar arasında anlamlı fark yoktu. Sonuç: Yaşa bağlı makula dejenerasyonunda 3 yükleme dozu intravitreal Aflibercept enjeksiyonu hem santral foveal kalınlıkta hem de tüm makuler koroidal kalınlıkta önemli ölçüde azalmaya sebep olmaktadır. Sonuç olarak anatomik başarı elde edilmekle birlikte fonksiyonel başarı elde edilememiştir.