Preterm bebeklerde patent duktus arteriyozus tanı ve tedavisinde yeni sistemik inflamatuvar biyobelirteçlerin rolü


Creative Commons License

Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DEMET TÜRKELİ

Danışman: Hikmet Kıztanır, İlkay Er, Medeni Arpa

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

PRETERM BEBEKLERDE PATENT DUKTUS ARTERİYOZUS TANI VE TEDAVİSİNDE YENİ SİSTEMİK İNFLAMATUVAR BİYOBELİRTEÇLERİN ROLÜ  

 

Giriş ve Amaç: İnflamatuvar mekanizmalar, preterm bebeklerde hemodinamik açıdan anlamlı patent duktus arteriyozusun (hsPDA) devamlılığına katkıda bulunabilir. Bu çalışmada, hsPDA nedeniyle farmakolojik tedavi alan prematüre bebeklerde tam kan sayımı kaynaklı inflamatuvar indekslerin erken postnatal dönemdeki zamansal değişimlerinin değerlendirilmesi ve bu indekslerin tedavi sonrası duktal kapanma durumu ile tedavi yanıtı arasındaki ilişkilerinin incelenmesi amaçlandı.

Yöntem: Bu tek merkezli retrospektif çalışmaya, gestasyon yaşı <34 hafta olan ve hsPDA nedeniyle farmakolojik tedavi alan prematüre bebekler dahil edildi. Hematolojik parametreler ve inflamatuvar indeksler postnatal 1., 3. ve 7. günlerde değerlendirildi. Nötrofil-lenfosit oranı (NLR), monosit-lenfosit oranı (MLR), trombosit-lenfosit oranı (PLR), sistemik immün-inflamasyon indeksi (SII), sistemik inflamasyon yanıt indeksi (SIRI), pan-immün inflamasyon değeri (PIV) ve immatür granülosit (IG) parametreleri analiz edildi. Zamansal değişimler tüm çalışma grubunda ve tedavi yanıtına göre karşılaştırıldı.

Bulgular: Önceden belirlenen dahil etme ve dışlama kriterlerinin uygulanmasından sonra, çalışma kohortu hsPDA tanılı 71 prematüre bebekten oluştu. NLR ve PLR değerleri postnatal 3. günde en yüksek düzeye ulaşırken, MLR yüksek seyrini sürdürdü ve PIV değerleri 7. güne doğru progresif artış gösterdi. SII ve SIRI değerlerinde anlamlı zamansal değişiklik saptanırken, IG parametrelerinde anlamlı değişiklik izlenmedi. Tedavi yanıtına göre yapılan karşılaştırmada yalnızca ΔPIV (3.–7. gün) anlamlı farklılık gösterdi. ΔPIV’nin tedavi yanıtını öngörmedeki ayırt edici performansı sınırlıydı (AUC=0,653; duyarlılık %36,2; özgüllük %91,7). Doğum ağırlığı ve gestasyon yaşı birçok hematolojik parametre ve inflamatuvar indeks ile pozitif korelasyon gösterdi. Tedavi sonrası duktal kapanma durumu ile postnatal 1. günde IG% arasında, postnatal 3. günde ise monosit sayısı ve MLR arasında negatif korelasyon saptandı.

Sonuç: hsPDA tanılı prematüre bebeklerde inflamatuvar indeksler erken postnatal dönemde belirgin ve farklı zamansal paternler göstermektedir. PIV’deki zamansal değişimin tedavi yanıtı ile ilişkili bulunması, kalıcı inflamasyon ile devam eden duktal açıklık arasında olası bir bağlantıya işaret etmektedir. Ancak bu bulguların klinik kullanımda yer bulabilmesi için daha geniş örneklemli prospektif çalışmalarla doğrulanması gerekmektedir.

Anahtar Kelimeler: Patent duktus arteriyozus; prematüre bebek; inflamatuvar indeks; pan-immün inflamasyon değeri; tedavi yanıtı.